Herodotos, bir gezgin olarak hayret uyandırıcı yerleri anlatır yazılarında. Yunanlı yazarlar, İskender çağının bolluk döneminde cazip yerlerin listesini çıkarırlar. Yedi kusursuzluğu simgelemektedir ve listeler hep yedi olarak kalır.
İLKÇAĞ DÜNYASININ YEDİ HARİKASI
Bu yapıların ortak özelliği ihtişam, cüret ve güzelliktir.
Gize Piramitleri
Herodotos'a göre Büyük Piramit, sapık bir zalimin eseridir. Keops ve Kefren'den nefretle bahseden taihçi, bu anıtı dikmek için Mısır halkının köleleştirildiğini ve 2.5 ton ağırlığında 2.3milyon kireçtaşı bloğunun 20 yılda inşaatın tamamlandığını yazar. Günümüz bilimadamları yöntem konusunda tam anlaşamamakla beraber dünya dışı teknolojilere ihtiyaç bulunmadığı konusunda hemfikirler. Piramitleri yaptıran güç, firavunun tanrıyla özdeşleşmiş olmasıydı.
Yunan-Roma gezginleri piramitleri gördüklerinde beyaz kireçtaşıyla perdahlanmış dış duvarlarıyla büyük olduğu kadar olağanüstü güzelliği ile de büyüleyiciydi. Zamanla Kahire'deki binalarda bu kaplama malzemesi olarak kullanıldı.
Mısır'da Gize Platosundaki Mikerinos, Kefren ve Keops piramitleri ilkçağın ilk harikalarıdır.
Babil'in Asma Bahçeleri
İnsanlar kupkuru bir yörede doğanın yapamadığını yapmışlardı. Bahçe II.Nabukednezar (MÖ600) tarafından karısını memnun etmek için yapılmıştı.
Geride varolduğuna dair somut bir kanıt olmayan yegane harikadır. Ayrıca kentle çiviyazısı tabletlerde de hiç bahçelerden sözedilmez. Herodotos'da bu bölgeyi ziyaret etmiş ve hiç sözetmemiştir.
Babil arşivleri Nabukadnezar'ın 43 yıllık saltanatında büyük imar hamlesi yaptığını ve şehri dünyanın en güzel şehri yaptığından sözeder.
Efes'teki Artemis Tapınağı
Küçük Asya'nın en zengin limanı Efes'in lükse düşkün halkı, her yıl tanrıça Artemis'in onuruna törenler düzenlerlerdi.
Tanrıça Artemis Zeus'un kızıydı. Müzik, şiir, sağlık, kehanet Tanrısı Apollon'un kardeşi olan Artemis, hem bakire, hem vahşi yaşamın muhafızı hem de avcıığın koruyucusuydu.
MÖ356'da Artemis Tapınağı ateşe verildi. Bunun üzerine Lidya Kralı Kraisos'un (Karun) yanan tapınağın üzerinde İskender tarafından yeniden yaptırıldı. Bu tapınak 2.75m yükseklikteki bir platform üzerine kurulmuş, 127 adet 18m'lik sütunlardan oluşuyordu.
MS262'de Got akıncıları tapınağı yıktılar. Tekrar yapılan tapınak IV.yy'da depremle ve 401'de patriğin saldırılarıyla talan edildi.
Olimpia'daki Zeus Heykeli
Atletizm oyunları Olimpia'daki Zeus onuruna düzenlenirdi. Dört yılda bir yapılan oyunlarda savaşlara ara verilirdi.
MÖ 438'de Olimpia Meclisi, Fridias'ı dev bir Zeus heykeli yapmakla görevlendirdiler. Daha önce Fidias, Athena'nın muazzam bir heykelini yapmıştı.
Fedias'ın tekniği ahşap bir iskeletin üzerini fildişi ve altın levhalarla kaplamak sonra da mücevher, cam ve boyalarla bezemekti. Heykeller çoktan yokolmuş ancak ihtişamları İlkçağ yazarlarının yapıtlarıyla günümüze ulaşmıştır.
Zeus'un ayaklarının dibinde içi zeytinyağı dolu bir havuz vardı. Böylece güneş ışığı Tanrı'nın yüzünü aydınlatabiliyordur. Ayrıca fildişi teninin de kurumasını önlüyordu.
MÖ170'de depremde hasar gören tapınak ve heykel, Hıristiyanlıktan büyük darbe alır ve soyulur. İmparator, MS393'de Olimpiyat oyunlarını da kaldırır.
Halikarnisos'taki Mausoleion
Karya Kralı Mausolos'un beklenmedik ölümünden sonra karısı Artemisia, kocası için bu anıtı yaptırır. Kraliçe mezarın tamamlandığını göremez ama onlar anıtı bitirirler. Artemis, Mausolos'un hem karısı hem de kardeşidir.
Çevresi 132m, yüksekliği 12m'dir. 36 sütunla çevrilidir. Yukarıdaki piramit ve onun üzerindeki heykelle tüm yapı 42m'dir. Temel 18m'dir.
Mausolos 1900 yıl sonra Avrupa'lı keşiş şövalyelerce yıkılmıştır.
Mimari üslubu Likya, Yunan, Mısır tarzlarının bir birleşimidir ve bir yönüyle Helenistik dönemin eklektizminin habercisidir.
Rodos Heykeli
Efsaneye göre Rodos'u kurtaran Güneş Tanrısı Helos'a adanmış heykel 33m yüksekliğindedir ve elinde meşale bulunmaktadır.
Ölen İskenderin imparatorluğu ele geçirmek isteyen Makedon lider Antigonus, kendisini desteklemeyen Rodos'a çok büyük bir donanma gönderir. Ancak Rodos halkı bu saldırı durdurur.
1932'de Rodos'ta bir kabartma bulundu ve bundan heykelin gerçek görüntüsü çıkarılmaya çalışıldı. Sağ kolunu kaldırarak meşale tutan bu heykel Özgürlük Anıtı'nın da ilham kaynağıdır. Sonradan bu heykelin taç giyen bir atlete ait olduğu saptanmıştır.
MÖ226'da yani yapılışından 60 yıl sonra, bir depremde dizlerinden kırılarak çöktü.
İskenderiye Feneri
Kentin batı limanında 100-120m yükselen Fener, üç kattan oluşuyordu. 70m'lik bir kare kule, üzerinde 35m'lik sekizgen bir yapı ve son olarak da 9m çapında, 20-25m'lik dairesel bir kubbe.
Başkent, kralın himayesinde pekçok şair, bilim adamı, düşünüre evsahipliği etti. Krallar, gemilerinde tüm kitaplara el koyuyor, bir kopyalarını geri veriyorlardı. Pekçok ilkçağ ve Klasik Dönem mirasına bu müze sayesinde sahibiz.
Zamanla harap olan yapı, 1375'de güçlü bir depremde tamamen yerle bir olur. Sonra da Memlukler körfezde bir kale yaparken, kulenin taşlarını kullanmışlardır.
ORTAÇAĞ DÜNYASININ YEDİ HARİKASI
Avrupa'lılar Ortaçağ denilen 1000 yıllık dönemde dışa kapalı küçük topluluklar halinde yaşadılar. Seyahat zor, bilgi sınırlıydı, büyük Roma ve Yunan uygarlıkları gerilerde kalmıştı. Ortaçağ sırasında veya sonrasında da Ortaçağın yedi harikası listesi ortaya çıkmıştır, ilginç olanı ise bu listenin aslında bir kısmının bu çağa ait olmamasıdır.
Stonehenge
4000 yıldır Güney İngiltere'de duran masif taşlardan oluşan halkanın kim tarafından yapıldığı tam olarak bilinmemektedir. Bu megalit halka, yüzyıllardır (1600yıl) yavaş yavaş biçimlendi. İlk olarak MÖ3000'lerde neolitik insanlar tarafından yapımına başlandı. Önceleri daire biçiminde bir hendek açıldı, bunlara sonradan ahşap direkler eklendi. Binyıl kadar sonra 40km uzaklıktaki Marlborough Downs'tan taşlar getirildi ve hendek çemberin içine yerleştirildi. İzleyen binyılda yapıya küçük taşlar ilave edildi.
Çağlar geçtikçe, meraklıların saldırısına uğrayan taşlar çok sert oldukları için kurtulmuşlardır.
Collesseum
Roma'da Neron öldükten sonra hasar görmüş eski amfitiyatronun yerine 187m x 153m'lik 48m yüksekliğinde 50000 seyirci kapasiteli bu devasa yapı inşa edildi.
Oturma düzeni Roma'nın toplum ve sınıf düzenini yansıtıyordu.
Collesseum, Romalıların gözünü doyurmak için muazzam bir toplanma mekanıydı. Burası insan ve yırtıcı hayvanların karşılaştığı bir arenaydı. Burada yüzyıllar geçtikçe, Hıristiyan ihtilalcilerin katledildiği bir yer de oldu.
Yapı, depremler ve yeni inşaatlarda malzeme olarak kullnılarak harabeye döndü. Halen üçte biri yakta durmaktadır.
Komu'ş-Şugafa Katakompları
Yerin altındaki kayalara oyulmuş İskenderiye'nin 1900 yıllık nekropolis'i, Mısır, Yunan ve Roma sanatlarının muhteşem bir sentezidir. MS1.yy'da İskenderi tam bir kültür potasıydı.
Çömlek kırıkları Höyüğü, masif kayalara oyulmuş üç katta oluşur ve yerin altında köstebek yuvası gibi uzanır. Burası pekçok katakomptan biridir ve 1900 yılında bir delikten düşen bir eşek sayesinde bulunmuştur.
Zamanında hareketli bir defin yeriydi. Burası muhtemelen parayla üye olunan bir mezar yeriydi.
Çin Seddi
Yaklaşık 4800km uzunluğundaki Çin Seddi, MÖ3.yy'da göçebe istilacıları engellemek üzere yaptırılmıştı. At sırtından inmeyen bu halklarla sınırlı sayıda atı ve güvenilir bir ordusu olmayan Çinlilerin böyle bir tahkimattan başka çözümleri yoktu.
Daha sonraki devirlerde, asıl Çin Seddi Ming Hanedanı (1368-1644) zamanında biçimlendi. 1449'da Moğollarca yenilgiye uğratılan Çinliler, seddin yapımına başladılar.
Ayrıca 18km'de bir saldırıları bildirmekte kullanılan işaret kuleleri de bulunmaktaydı.
Nankin Porselen Kulesi
Çinlilerin Şükran Tapınağı, Avrupalıların Nankin Porselen Kulesi adını verdiği yapı, zairf bir Budist pagoda örneğiydi.
29m çapında sekizgen bir temele oturan dokuz katlı kule 78m kadardı. Kuleyi asıl önemli yapan parlak beyaz tuğla kaplamasıydı.
1801'de yıldırım, 1853'de fanatik Hıristiyan bir grup tarafından kule harap edildi.
Ayasofya
Hıristiyanlar için Ortodoksluğun ve bin yıllık Bizans imparatorluğunun ana kilisesi Hagia Sophia'dır. Kutsal Bilgelik anlamına gelir.
326'da şehri kuran Constantinus'un hedefi kentin ilk büyük kilisesini inşa ettirmekti. 532'de isyancılarca yıkılan yapının yerine Batı'daki haç biçimindeki kiliselerden farklı olarak iki küçük Asyalı Yunan mimarın tasarladığı kilise yapıldı. Dev kilise için Roma'dali Parthenon örnek alındı. Ana zemini 66m x 75m, kubbesi 54m olan ve doğu ve batıda destek veren iki yarım kubbeden oluşan yapıda, sadece tuğla harç ve taş kullanılmış olması mühendislik başarısının inanılmazlığıdır. Eski Romalılar betonu bildikleri halde, Doğulu ustalar bu malzemeyi tanımıyorlardı.
Yapının içi de paha biçilmez melzemelerle süslenmişti. 558'de çöken kubbe tekrar yapıldı ve 400 yıl ayakta kaldı. 1453'de cami haline getirilerek, insan figürlü mozaikler kireçle badana edildi. 1932'de Atatürk, yapıyı ibadete kapattı, mozaiklerin üzerini temiletti ve 1934'de müze haline getirildi.
Pisa Kulesi
XII.yy'da ticaret ve denizcilik merkezi Pisa, gücünü göstermek için bu yapıyı yaptırdı. Çan kulesinin taban çapı 15-16m olan yapı, yüksek bir giriş katı, altı sütunla çevrili bezeli kat ve en üstte de çan odasından oluşmaktadır.
1173'de yapımına başlandı ve henüz üçüncü katın inşası sırasında kule eğilmeye başladı. Yüzyıl bekleyen halk, çare bulamayıp kule inşaatına devam etti. Tekrar eğilmeye devam eden kulenin inşaatı durduruldu, bir yüzyıl orda bekledikten sonra eğik bir şekilde 1350'de yapımı tamamlandı.
Pekçok dikleştirme çabası sonuç vermemiş ve şu anda da turistlerce ziyarete bile kapatılmıştır. Bugün 5m sapmış durumdadır. Geçici bir önlem olarak şu anda alt katlar çelik kablolarla askıya alınmıştır.
DÜNYANIN YEDİ DOĞAL HARİKASI
Everest Dağı
8848m yükseklikteki Everest, dünyanın en büyük sıradağları Himalayalarda (Nepal) yeralır. Sanskritçe, karın biriktiği yer anlamında bir deyimden alan dağın 6300m'nin üzerindeki kar hiç erimez.
Himalayalar her yıl 5cm yükselmektedir.
150 yıl önce Sir George Everest ilk öncü çalışmaları gerçekleştirmiştir.
1953'de Yeni Zelanda'lı Hillary ve Hintli Nargay, ilk kez zirveye ulaşmışlardır. Bu zamandan bugüne yaklaşık 150 kişi bu uğurda can vermiştir.
Büyük Set Resifi
Avustralya'da 350,000 km2'lik bir alana yayılmış mercanadalarından ve resiflerden oluşan bir labirenttir burası.
Büyük Kanyon
ABD Arizona eyaletinde Colorado Plato'sunu boydan boya 466km boyunca kesen bir yarıktır büyük kanyon. Ortalama genişliği 16km, derinliği 1.6km'dir.
Şu anda Glen Kanyon Barajıyla Colorado Irmağının önü kesilmiş ve ekosistem bozulmuştur.
Victoria Çavlanı
Yukarı Zambezi Irmağı, bazalt oluşumlu 107m'den aşağıya 1600m genişliğinde dökülür.
Rio de Jenerio Limanı
Burada, karanın 32km içine kadar sokulan bir körfez, balon şeklinde bir liman, girişte çıplak Corcovodo dağı ile muhteşem bir doğa manzarasıdır.
Pariatin Yanardağı
Meksika'da bir çukur kabararak yavaş yavaş yükselmiş, 1942'de iki ayda 150m olan yanardağ, o yılın sonunda 330m'ye, en son da 412m'ye yükselmiştir.
Kuzey Işıkları
Alaska'da atmosfer gazlarıyla çarpışan elektrik yüklü Günes parçalacıkları çeşitli kutup ışığı görüntüleri oluşturur.
Güneş patlamalarıyla oluşan elektrik yüklü ince bir akı Güneşten püskürür, Dünya'ya ulaşan bu Güneş Rüzgarı da Dünya'nın magnetik alanına girer. Bazıları magnetik kalkana çarpar bir kısmı spiraller çizerek Yerin kuzey ve güney kutuplarına doğru alçalır. Atmosferde İyonosferdeki oksijen-nitrojen karışımını çalkalamaya başlar. Bu nitrojen moleküllerinin uzaklığa göre de renk alır.
DÜNYANIN YEDİ SUALTI HARİKASI
CEDAM 1989'da Dünyanın Yedi sualtı harikası projesini başlattı.
Palau
Büyük Okyanus'taki Palau, 700 mercan ve 1500 balık çeşidini barındırır.
Balize Set Resifi
Dünyanın ikinci büyük set resifi olan yapı 260km'dir.
Galapagos Adaları
Kuzey Kızıldeniz
1000 tropik balık ve 400 mercan türüne evsahipliği yapar.
Baykal Gölü
Mart ayında 640km uzunluğunda göz buz tabakasıyla kaplanır. 1.5km ile en derin ve eski göl olan Baykal gölü geniş bir biyolojik çeşitlilik gösterir.
Büyük Set Resifi
1500 balık türü ve 400 mercan türü barındırır.
Derin Deniz Bocaları
Güneş ışığının erişmediği bu metal bakımından zengin aşırı sıcak yerde, fotosentez olmadan hidrojen sülfürü metobolize eden bakteriler yaşar.
MODERN DÜNYANIN YEDİ HARİKASI
Amerikan İnşaat Mühendisleri Derneği'nin seçtiği harikalar, yüze amaçlar yerine pragmatizmi simgeler.
Empire State Binası
1920'lerde büyüklük ve gücün iktidarda olduğu NewYork'da şehrin merkezinde yapılması planlandı. 1931'de 381m (bağlama kulesiyle 443m) olan yapı inşa edildi. Maliyeti 41,000,000$ oldu.
Dünya Ticaret Merkezi 1972'de yapılarak ünvanını elinden alsa da NY'un en gözde ikonu olmaya devam etti.
Itaipu Barajı
365m genişlikte bir savak, 18 dev jeneratörü çalıştıran ve 12600MW elektrik üreten Itaipu Barajı, Paraguay ile Brezilya'nın sınırı olan Parena Irmağı üzerindedir. Bu haliyle Paraguay'ın elektrik ihtiyacının tümünü, Brezilya'nın 3'de birini karşılayabilir.
1970'de ekonomik patlama sonucu, 1978'de tamamlanan barajın baraj gölü 1350km2'dir. Maliyeti 12,000,0000,000$'dır.
CN Kulesi
Toronto'da içi boş üç bacaktan oluşan 553m yüksekliğindeki kulenin 335m'sinde SkyPod yeralır, en üstte de verici kulesi bulunmaktadır. Maliyeti 57,000,000$'dır.
Panama Kanalı
1914'de Atlas Okyanusu ile Büyük Okyanus'u birleştiren Panama Kanalı açıldı. Yapımı 10 yıl sürdü ve 387,000,000$'a maloldu. Kanalın 11km'lik ilk bölümünde 12m derinliğinde 300m uzunluğunda 33m genişliğinde havuzlar yapıldı.
Manş Tüneli
Fransa ile İngiltere'yi bağlayan üçlü tünel 38.5km'dir ve deniz tabanının 39m altından geçer. İnşaat TBM'lerle yapıldı. İki taraftan başlayan delme işlemi birleştiğinde sadece birkaç cm şaştığı görüldü. Havalandırma sorunundan dolayı ulaşım elektrikli trenlerle sağlanır. 1994'de tamamlanan tünelin maliyeti 13,500,000$'dır. Tünelden geçiş 35dk sürer, böylece Paris Londra arası 3 saate inmiştir.
Kuzey Denizi Kurtarma Çalışmaları
1986'da tamamlanan set, Hollanda'nın Kuzey Denizinin kabarmalarından korunmasını amaçlar. Büyük bölümü deniz seviyesinin altında olna Hollanda'da hergün sular altında kalmaması baraj ve setler sayesinde olmuştur.
Kapaklı set herbiri 18000ton ağırlığında 65 beton ayaktan oluşur. 300-500ton ağırlıktaki çelik kapaklar bunların üzerinde yeralır.
Golden Gate Köprüsü
Bank of America'nın sürdüğü bir tahville proje başladı. Ayaklar arası 1280m, yan açıklı 343m olacak, kablolar 227m iki ayak üzerinde geçirilecekti. O tarihe kadar açıkk denizde ayak temeli atılmamıştı.
1937'de köprü tamamlandı.
Monday, May 25, 2015
DÜNYA TARİHİ
1.A.BAŞLANGIÇ
bebeklik döneminin uzaması = buluşların korunması = kültürel devrim > biyolojik devrim
1.B.İLK İNSANLAR
9/10 süresince, basit tahta-taş araçlar + ateş + avcılık-toplayıcılık + 20-60'lı gruplar
1.C.ÇEVRESEL FAKTÖRLER
Kuzey yarımküreden buzul çekilişi, eriyişi(İÖ30000) > batı avrupada ılıman iklim > av hayvanlarında artış ve çeşitlilik > insanın temel buluşları yapması ve yayılması > Neanderthal'in yokoluşu
Buzulun daha da çekilişi > sık ormanlar ve hayvanların azalışı > mağaradan çıkma, göç
1.D.TARIMIN GETİRDİĞİ DEĞİŞİKLİKLER
tarım-hayvancılık(İÖ7500) < orak, çapa, balta < balta için öğütme-cilalama süreçleri (neolitik,yenitaş)
> kilden kaplar + kerpiç evler + dokuma tezgahları + köy toplulukları
1.E.İLK UYGARLIK
Mezapotamya'da sümer
Irmağın denetlenmesi > toplumsal disiplin ihtiyacı > rahipler > artı-ürün
1.F.SÜMER BULUŞLARI
Tekerlekli araçlar + tekneler + karasaban + el sanatları + takvim
<> rahipler
1.G.DİN
doğa güçlerinin kişileştirilmesi + ölümsüzlük + gök tanrı Anu'nun yönettiği siyasal tanrılar toplumu
1.H.YAZI
çiviyazısının kayıtlar için kullanılması > tüm seslerin bu şekilde kaydedilebilmesi (İÖ3000)
1.I.SULAMA
1.J.ASKERİ GÜÇ VE MONARŞİ
kentler arası savaşlar > rahiplere rakip askeri örgütler > iç savaşlara son verebilecek tek yönetim gereği > sümerin bunu başaramaması > gelişmiş silahlar, daha iyi örgütlenmiş askeri örgütler, uzaktan denetlemeyi sağlayacak siyasal yöntemler
2.A.UYGARLIĞIN YAYILIŞININ İLK EVRESİ
İÖ4000-İÖ1700, iki temel hareket, çobanlık, saban
2.B.ÇOBANLIK
bozkır avcılığına coğrafya müsaat değil + tarımın hor görülmesi >> çoban yaşamına geçmeleri(İÖ3000) > sürüleri saldırılardan koruma ihtiyacı > savaşçı örgütleniş
eski dünyanın çatışması : sayısal açıdan üstün çiftçiler X askeri açıdan üstün çobanlar
2.C.SABAN
hayvan gücünün kullanılması > tahıl yetiştiriciliğinin hayvancılıkla birleşmesi
çifçilerin sayısını artması > tarım açma yerlerinin azalması > sabanla geniş toprakları işleyebilme > kalıcı yerleşim
2.D.MISIR UYGARLIĞI
kral menesin aşağı ve yukarı mısırı birleştirmesi(İÖ2850) < sümerlerden tekniklerin aktarılması
mısırda herşey tanrı-kral çevresinde > ölümsüz firavunun başkalrına da ölümsüzlük bağışlanabilmesi
2.E.ESKİ KRALLIK
verimli topraklar Nil'in kıyısında > gemiciliği denetlemek : tüm ülkenin denetimini elde tutmak
merkezi yönetim > yerel uyuşmazlıklar sonucu hayvan/yarıhayvan yerel tanrılarla merkez arası zaman zaman olan uyuşmazlıklar >> bölünme (İÖ2200)
2.F.ORTA KRALLIK
memfis yerine daha merkezi Teb'in başkent oluşu(İÖ2000)
yerel şeflerin eski krallığa göre önem kazanması > barbar (Hiksoslar) saldırısından kurtulma + sanatın kalitesizleşmesi
2.G.İNDÜS UYGARLIĞI
sümerle deniz yoluyla ilişki ve uygarlığın gelişmesi(İÖ2500) > İÖ1500'de barbarlarca tam anlamıyla yokedilmesi
2.H.İÖ2500-1700 ARASINDA MEZOPOTAMYA
siyasal ve askeri kargaşalar arasında iki değişiklik : 1.sümer dilinin günlük dil olmaktan çıkıp Sami dillerine bırakması ve dini dil olarak kalması 2.siyasal imparatorlukların birlik kazanması < bürokrasi + hukuk(Hamurabi) +pazar fiyatları
Akad'ın sümere egemenliği,Babil krallığı
sümer ve akad bilgilerinin incelenmesi > sümer tanrısı enlil yerine marduk ve yaradılış destanı
2.I.UYGARLIĞIN YAĞMURLA SULANAN TOPR...
ırmak vadilerine olan zorunlu gereksinim ve barbarlardan kaçış (İÖ2000)
yağmurla sulanan topraklarda Hitit, Kenan, Elam, Hurri gibi uydu uygarlıklar
fatihler ve tacirlerin etkisiyle karma bir kültür
tunç > daha da korkunç barbarlıklar
2.J.DENİZ UYGARLIĞI
mısırla ticaret(İÖ3000) > minos(dinsel yönetici) Girit'i, du:büyük ana tanrıça
2.K.DOĞU ASYA, AMERİKA
3.8.İMPARATORLUK TEKNİKLERİ
3.A.İÖ1700-500 ORTADOĞU KOZMOPOLİTİ
barbarların istilası(İÖ1700,300yıl) >> girit ve hindistan'ın yokoluşu, mezopotamyada yerel ve geçici gerilemeler ve barbarların (kassitler, hiksoslar) buralarda iktidarı ele geçirmeleri ama düzeni korumaları
3.B.SAVAŞ ARABALI SAVAŞ TEKNİĞİ
hafif savaş arabaları + hızlı atlarla çekme + ok yağmuruna tutma > barbarların gücü
tunç silahlar-zırhlar-araba zanaatçılığının pahalı olması > aristokrasi çağı > kaba barbarlarca kurulan uygarlık merkezinde olmayan Klasik Grek ve Hint uygarlıkları, Çin (Mykene Yunanistan'ı, Aryan Hindistan'ı, Şang Çin'i)
3.C.ÜÇ ORTADOĞU İMPARATORLUĞU
Yeni barbar efendilerini sindiremeyen Mısır'da Teb prensliği(İÖ1570), Mezopotamya'da asur kralı(İÖ1380) ve hititler savaş tekniklerini benimseyip, yönetime tekrar el koyarak, çağın en güçlü devletleri oldular.
ancak savaş arabalı aristokratların rastgele birleşmeleri olan bu devletler, gevşek yapılı, yerel ayaklanmalara açık ve halktan kopuk, baskıcıydı.
3.D.DEMİR ÇAĞI
İÖ1200, çok bulunan, ucuz demirin kullanımı > yeni barbar istilası (Medler, Persler, Filistinliler, İbraniler, Aramiler, Frigyalılar, Dorlar)
3.E.DEMİRİN ETKİLERİ
çiftçilikte verimi artırdı + zanaatçılar toplun devamlı üyesi oldu(toplumsal uzmanlaşmanın doğuşu) + siyasal kararsızlık ve yerel çekişmeler > yeniden imparatorluklar
3.F.SÜVARİ DEVRİMİ
ata binme > kimmerler/iskitler(İÖ700), Babilliler, Medler > asurun yıkılması
3.G.PERS İMPARATORLUĞU
pers kralı kyros'un ortadoğuyu birleştirmesi (İÖ530). Ardıllarının Mısır'ı ve Kuzeybatı Hindistan'ı ele geçirmeleri > makedonya'dan gelen bir saldırıyla yıkılışı(İÖ330)
3.I.ALFABETİK YAZI
yazıda basitleştirme çabaları > birçok alfabe > edebi mirasın halka inmesi
3.J.TEKTANRICILIĞIN DOĞUŞU
mezopotamya ve mısırın geleneksel bilminin yetersizliği + siyasi iktidar ve servet merkezlerinin kutsal Sümer ve Mısır'dan uzaklaşması >> 1.eski inançlara katı bir tutuculuk a.babilde marduk, ama bunun dışında büyük yenilemelerinin olmayışının yetersizliği b.mısırda aton dini,akhenetondan sonra tekrar eski dine dönüş c.yahudilik d.zerdüşt dini
3.K.YAHUDİLİĞİN İLK EVRELERİ
verimli düşünce akımları, Mısır-Mezopotamya arasındaki filistin, Mısır-hindistan arasındaki iranda çıktı. Yahuda krallığından sürülenler eski ahid'i hiç değilse yanlarında kutsal metinler olsun diye hazırladılar ve bu yazıların açıklandığı haftalık toplantılar düzenlediler. Daha sonra Mahşer günü kavramını çıkardılar. Çelişkilerinden yavaş yavaş arınan bu din diğerlerini çökertti.
3.L.ZERDÜŞT DİNİ
Pers dininde reform, geleneği reddetme. Yüce, soyut Ahura MAzda. Ehremen'le evrensel savaş.
4.A.HİNT UYGARLIĞININ İÖ500'E KADAR B...
4.B.UYGARLIĞIN GANJ BÖLGESİNE GEÇİŞİ
pirinç > tümüyle yerleşik tarım toplumu(İÖ800) > büyük monarşiler
4.C.KAST
Kastı ayakta tutan Hint özellikleri : 1.törensel arınma, aşağı kastlarla ilişkiyi kısıtlama 2.herkes için tepeden bakılabilecek birilerinin olması, en aşağı kast da zaten yeni gelen toplumlardan oluşup, ve kast sistemiyle benliklerini koruma şansına sahip oluşları 3.reenkarnasyon ve varna öğretisiyle dört kast i.brahmanlar ii.ksatriyalar iii.vaisyalar iv.sudralar
4.D.AŞKIN DİN
tanrılar panteonuyla doğa güçlerinin kişileştirilmesi
4.E.VEDALAR VE BRAHMANLAR
dinsel tören elkitapları Vedalar ve güçleri ve becerileri abartılan rahiplerce yapılan eski metin yorumları Brahmanlar
4.F.UPANISHADLAR VE GİZEMCİLİK
alt katmanlardan, rahiplerden, rahiplerin haddini bilmezliğine karşı çıkışın edebi derlemeleri upanishadlar. Rahipsiz törensiz öbür dünyacı yeniden doğuş zincirini kırma ve gizemcilik
4.G.JAINİZM VE BUDİZM
İkisi de Upanishadlar'ın soyut düşüncelerini halka indirmişlerdir. Budizm nispeten daha ılımlı bir perhiz üzerine kurulmuştur. Ama zamanla Budizm değil, biçimi değiştirilmiş Brahmacı bir din olan Hinduizm yerleşti.
5.A.YUNAN UYGARLIĞININ İÖ500'E KADAR ...
hint uygarlığıyla benzer bir gelişme gösteren bir diğer uç uygarlık Yunan, yaşamı gizemle değil, doğa yasalarıyla açıklamaya girişti, böylece İÖ500'de şaşılacak ölçüde farklı bir noktaya ulaştılar.
5.b.MYKENE VİKİNGLERİ
ilk istilacılar denizciydiler ve deniz akınlarıyla tüm akdenize ulaşmışlardı.
5.C.KENT DEVLETİ
Mykene'yi ezen dorar(İÖ1200) ve demirin gelişi > istilacı Dorlardan kaçan ve Küçük asya kıyılarında yeni yerleşimler kuran Yunanlar > yerleşmiş gelenek olmadığı için işbirliği, yasalar ve yeni yönetim sistemlerinin gereği > yunan kent devletleri (polis) > şiddetin azalması, yerleşik tarım toplumunun egemenliği
5.D.KOLONİLERİN KURULMASI VE TİCARET
Nüfus artışı > göç > özerk ama dinsel olarak merkeze bağlı Yunan kolonileri > ticaretin gelişmesi > şarap-zeytinyağı ithali, tahıl ihracı > sikke
çifçilerin pazarda alışveriş yapmasıyla ideal yurttaş olması ve boş zamanlarda kamusal rol üstlenmesi
5.E.FALANKSIN ETKİLERİ
Falanksın gücünün fark edilişi(İÖ650) > uyumlu olma zorunluluğu ve beraberliğin duygusal etkileri > atılganlık ve gösteriş yerine kamusal olma ve disiplin duygusu
5.F.YUNAN KÜLTÜRÜNDE POLİSİN EGEMEN...
Din greklerin getirdiği panteon + ülkede önceden tapınılan verimlilik tanrıçaları > Hesiodos ve Homeros'un bu iki sistemi birleştirme çabalarının sonuç vermemesi + ticarette Doğu bilgelerini öğrenme > felsefe
Sıradan insanlarca açık çelişkilerin bile önemsizliği > bu iki din karışımı yeni bir din
Polis'le ilgili yapılar > ideal insan tipi arayışı
5.G.POLİS'İN SINIRLILIKLARI
6.A.ÇİN UYGARLIĞININ İÖ500'E KADAR Bİ...
6.B.ŞANG HANEDANI
6.C.ÇOU HANEDANI
6.D.KONFÜÇYÜS VE TAOİZM
7.A.BARBAR DÜNYADA İÖ1700-500
7.B.AKDENİZ DÜNYASI
Batı akdeniz yalnızca Yunanlıların değil, aynı zamanda Ortadoğu uygarlıklarının da Fenikelilerin ve etrüsklerin de yaşam alanıydı.
7.C.BOZKIRLARIN BATISI
Süvarilik ve göçebelik doğuya doğru yayılmıştı. Ancak İÖ400'de doğudan batıya coğrafi koşulları daha uygun bölgelere güçlü bir hareket başladı. İskitler(altaylar>ukrayna), Türkler(>altaylar), arkadan gelen baskısıyla(türkler>ukrayna)
son derece korkunç savaşçılar olan bu halklar için uygar uygarlıkları yağmalamak çok karlı bir işti.
7.D.BOZKIRLARIN DOĞUSU
8.A.YUNAN UYGARLIĞININ İÖ500-136 ARAS...
persler X yunanlılar > yunanlıların galibiyetleri(İÖ450) > askeri önderlikte Sparta'nın çekilişi ve atinanın önderliği
8.B.ATİNA'YA DENİZ SAVAŞLARININ ETKİLERİ
flaksa da giremiyecek kadar yoksulların bile deniz savaşlarında askeri hizmetleri > demokratik anayasanın güvencesi > perslere karşı oluşmuş ordunun bir atina imparatorluğuna dönüşmesi
eski çiftçi-flanks askeri toplumun kozmopolitleşmesi > polise bağlılığın azalması
8.C.KLASİK ÇAĞ
İÖ480-430 arası Yunan dünyası bir altınçağ yaşadı.
Pers yengisinin sağladığı güven > tiyatro, felsefe, hatiplik, mimarlık, heykelde klasik biçimlere ulaşma
8.D.TİYATRO
Geleneksel Dianysos'a söylenen keçi şarkıları > Atina'da tragedya, Aiskhylos Sophokles, Euripides > konuları mitostan uyarlama
8.E.FELSEFE
ilkçağ filozofları > sofistlere gösterilen daha yakın ilgi ve zengin gençlerin polisden vazgeçme gerekçeleri > sokrates, evrensel doğru arayışı > platon, siyasal sorunlar, Akademi > Aristoteles, akıl süzgeci > Yunan'ın siyasal ateşinin sönüşü (İÖ330)
8.F.BİLİM, HATİPLİK, TARİH
Makedonya'nın Atina'nın parlak çağını bitirişi(İÖ340) > Tarih'in Herodotos ile doğuşu
8.G.MİMARLIK VE HEYKELCİLİK
kamusal mimarlıkda geleneksel biçimlere uyma Phidias'ın heykelleri
8.H.PELOPONNESOS SAVAŞINDAN SONRAKİ...
zengin-yoksul düşmanlığı > falanksın etkisinin kaybolması > kiralık askerlerden kurulu falanks > İÖ338, makedonyalıların fethi
9.A.HELLENİSTİK UYGARLIĞIN İÖ500-200 ...
öncelikle Yunan yaşam biçiminin kısmen benimsenmesi
9.B.MAKEDONYALILARIN FETİHLERİ
Makedonya saraylarının Yunan düşünüş okulları haline gelmesi > zevkleri tadan soylulara verilen ödüller > falanksın uygulanması > Philippos'la trakya > İskender ve doğu seferleri > kuzeybatı hindistanın fethi > ganj vadisine gitmeyi reddeden ordu > iskenderin ölümü > dağılmalar ve 3 monarşiye ayrılma i.ptolemeler(mısır) ii.slevkoslar(asya) iii.antigonidler(makedonya)
9.C.YUNAN GÖÇÜ
İskenderin fetihleriyle anayurtlarından ayrılan Yunanlılar > toplum katmanları arası uçurum > yunan kültürünün yukarı sınıf kültürü haline gelmesi
9.D.DİNSEL DEĞİŞİKLİKLER
değişimin çift yönlü hale gelişi yani ortadoğu dinlerinin özellikle aşağı sınıflarda daha etkili oluşu, daha sonra Romalılarca ezilen yukarı sınıfın da bu dinleri daha etkili buluşu
9.E.HELLENİSTİK BİLİMLER VE SANATLAR
yunan matematiği + babil gözlem kayıtları > astronomide + astrolojide ilerleme, Hipparkhos, Ptolemeus, tıp galen, geometri euklides
9.F.ROMANIN YÜKSELİŞİ
doğu akdenizde latin kentleri federasyon önderi roma > lükse direnebilen aristokrasi disiplini ve kalabalık köylü sınıfı > italyanın alınması > kartacayla süren uzun savaşlar > anayasa değişim, aristokratların yanında, başarılı seçilmişlerinde senatoya girmesi > halkın siyasette temsili
siyasette ilerlemek için senatonun gözüne girme gereği > iç savaşlar
9.G.CUMHURİYETİN ÇÖKÜŞÜ
Hellenistik uygarlığın lüksünü benimseme > zengin-yoksul ayrımı > paralı askerler ve rakip generaller arası çatışmalar > Galya fatihi, Romanın aşağı tabakalarının savunucusu Sezar'ın diktatörlüğü > Sezarın öldürülmesi > evlatlık Augustus'un iktidarı > Cumhuriyetin geri gelişi > Romanın Akdenşz egemenliği(İÖ30) > imparatorluğun iç savaşsız 200 yıllık egemenliği
9.I.HIRİSTİYANLIK
Yunan + yahudi olan Hıristiyanlık > yoksul insanlara avuntu > efsanelerin haberlerini taşıyan bir avuç misyoner > kurtarıcı bekleyen ama Yahudi kurallarını kabul etmeye hazır olmayanlara çare, Mesih isanın hem tanrı hem insan oluşunu hiç garipsemeyen Yunanlılar > zor durumlarda yardımlaşma
J.A.İÖ500-İS200 ARASINDA ASYA
1.Makedonya ve romanın fetihleri özellikle hindistanda 2.moğolistanda göçebe halklar federasyonun ortaya çıkışı, göçler
J.B.HİNDİSTANDA MAURYA İMPARATORLUĞ
J.C.ÇİNİN BİRLEŞTİRİLMESİ
Bozkır halklarındaki karışıklık Çinin birleşrilmesi ile başlamıştır > ilk imparator(İÖ221) > Çin seddi tamamlandı > Konfüçyusculuk yasaklandı + halkın zorla çalıştırması >> içsavaş > han hanedanı(İS220)
Han imparatorluğu : toprak sahipleriyle ittifak > konfüçyusçülük, resmi ideoloji
J.D.ORTA ASYADA DEVLETLER
çinlilerlin saldırısı > Hsiung-nu bozkır mülteci kabileler konfederasyonu > askeri olarak Çin'i geçmesi > çinden haraç
J.E.SAVAŞ VE TİCARET YÖNTEMLERİNDE ...
J.F.SANATTA GELİŞMELER
J.G.YENİ KOZMOPOLİT DİNLER
J.H.SALGIN HASTALIKLAR VE İMPARATORL...
K.A.HİNT UYGARLIĞININ İS200-İS600 AR...
İran beylerinin koruyucu orduları > ortadoğu ve hint uygarlıklarının korunması > hindistanın klasik çağı
K.B.GUPTA İMPARATORLUĞU
Hinduizmin koruyuculuğu > Hindu hukuku, Dharma şastralar ve kast
K.C.SANSKRİT ÖĞRETİ
Kültürel gelişim üç kurumca desteklendi:
krallık, tapınaklar ve eski okul sistemiyle kuşaktan kuşağa geçen sözlü edebiyat
Sanskritçe, okul sisteminin dili olduğu için kültürel etkinliğin önderliğini ele geçirmiş oldu, budistler yenilmişti.
K.D.SANSKRİTÇE EDEBİYAT
Kutsal ve eski bir bilgelik dili ve iki büyük epik şiir Mahabharata, Ramayana
K.E.GUPTA SANATI
K.F.HİNT UYGARLIĞININ DOĞUYA YAYILMASI
Tacirler ve misyonerler, Hint kültürünü güneydoğu Asya'ya taşıdılar. Diğer uygar bölgelerde ise sadece seçilerek benimsenen yönleri alındı
K.G.UZAKDOĞUDA BUDİST MİSYONERLER
Hinduizm dağların kuzeyine geçememesine karşın, Budizm İS200-600 arasında Çin'e akıp, oradan da Kore'ye ve Japonya'ya yayıldı. Çinlileri Budizme bu kadar sarılmaları, onun Konfüçyusçuluğun coşkusuz bu dünyacılığına karşı antitez oluşturmasıydı. Çünkü o sıra aynı Romanın yaşadığı ve Hıristiyanlığa sarıldığı gibi Çinliler de Han hanedanının egemenliğini yitirişini ve barbar saldırılarını yaşıyorlardı.
K.H.BATI ÜZERİNDE HİNT ETKİSİ
L.A.İS200-600 ARASINDA BARBAR İSTİLALARI
Çin ve Avrupa'nın gerilemesi > iranlıların direnişi, Çin'in barbarları eritme yeteneği, Roma imparatorluğunun sonu, Sasanilerin barbar ve Roma tarafından değil de, güneyden gelen müslüman Araplarca yıkılışı
L.B.HUNLAR VE BATI BOZKIRLARI
İS350'den sonra merkezi Dış moğolistan olan Juan-Juan konfederasyonu batıya doğru ilerlemeye başladı, önündeki tüm halkların kaçışmasına sebep olarak. Bu konfederasyon önünden kaçanlardan biri de Hunlardı. İS372'de Güney Rusya'ya girip, Ostrogotları yendiler. Komşu göçebe Vizigotlar da Hun korkusuyla Roma sınırından içeri girip, batıya doğru devam ettiler, İspanya'ya yerleştiler. karargahı macaristan ovası olan Hunlar,
L.B.II.HUNLAR VE BATI BOZKIRLARI
karargahı Macaristan ovası olan Hunlar, güneyde Balkanlara, batıda İtalya'yla Galya'ya akınlar yaptılar.453'de büyük savaş şefleri Attila ölünce büyük bir hızla dağıldılar.
L.C.DOĞUNUN BOZKIR TOPLULUKLARI
Batıdakinin bir benzerini de Eftalitler (beyaz ruslar) Doğu iranda gerçekleştirdiler. Bu merkezden Hindistan'a akınlar yaptılar. Bu karmaşa ortamı Gupta'ya son verdi. Ancak Eftalitler de İS554'de dağıldılar.
Bu barbar devletlerin zayıflığı, zafer kazanan şefler ve izleyicilerinin savaşçı geçmişlerini ve geleneklerini, uygarlığın lüksünün tadı uğruna unutmuş olmalarıdır.
L.C.II.DOĞUNUN BOZKIR TOPLULUKLARI
uygar halklar bu yeni yöneticilerine karşı her türlü ortaklığı kabul ettiler. Çinliler Juan-juan'a karşı, kendileri de barbar olan Türklerle işbirliği yapabildiler. Daha sonra İS589'da Çin yeniden birleştirildi. Sasani hanedanının İran hükümdarları, Eftalitleri yıkmak üzere İS554'de Türklerle birleştiler. Türk federasyonun daki ikiye ayrılma ve kavgalarSasanilere doğuda genişleme imkanı verdi.
L.D.ROMA İMPARATORLUĞUNUN ZAYIFLAMAS
İS235-284 askeri zorbalık düzeni > konstantiapolis'in başkent oluşu ve hıristiyanlık
L.E.ÇİNDE VE İRANDA BARBARLARA TEPKİLE
Sui ve Tang hanedanının sınır savunması
L.F.SASANİ İMPARATORLUĞU
İran beylerine, İran geçmişine ve Zerdüştlüğe dayalı hükümdarlık
L.G.SASANİ DİNİ
L.H.BİZANS İMPARATORLUĞU
İrandan alınan ağır silahlı süvariler, merkezi yönetim ve ordu > uzak bölgelerin elden çıkmasına karşı birşey yapamama
L.I.SAPMA VE ORTODOKSLUK
Konstantinus'un din kurultayı(İS325) ve kutsal üçlemede baba-oğul ilişkisinin yasaklanması > ortodoksluğun sınırları > diğerlerinin sapkın görülmesi > teolojik hoşnutsuzluğun etnik-laik hoşnutsuzluğa dönüşmesi > yunan-latin hırsitiyanlar arasında da roma'da papanın dinsel başkanlığı > diğer piskoposarın karşı çıkışları > Kalkaden(kadıköy) kurultayı ve ikilemin ertelenmesi(İS451)
M.A.İSLAMIN YÜKSELİŞİ
İS632, Muhammedin ölümünün güzü > 636,Romanın Suriye, Filistin garnizonlarının yenilmesi > 641 Mezopotamyanın, 642 Mısır'ın, 651 İran'ın fethi
M.B.MUHAMMEDİN YAŞAMI
Savaşçı kabilelerce bölüşülmüş arabistan > çoktanrıcı mekke'den kervanlarla Yahudilik ve hıristiyanlıktan haberdar yeni bir peygamber > mekkenin benimsemesi > 622 Medine, sorun çözücü arayışı > siyasal önder, yasa koyucu muhammed > imanlı medinelilerin mekkeyi yağmalaması > diplomatik Arabistan'ın birleştirilmesi > ebubekir > ömer
M.C.ARAP FETİHLERİ VE EMEVİLER I
İman gücüyle büyük zaferler > 715'de doğu irandan çıkarılmaları(türkler tarafından) + bizanslıların yengisi > ağır sorunlar
Osman'ın halifeliği > ayşe ve peygamber yakınlarının osmanı öldürmesi ve yerine alinin seçilmesi > onun da beğenilmeyişi ve şam valisi muaviyenin başkaldırısı > emevi egemenliği(659) > şam başkent > becerilemeyen halifelik ve yeni islam olmuş topluluklardan vergi almama >
M.C.ARAP FETİHLERİ VE EMEVİLER II
mali sıkıntılar > araplar ve yeni müslümanlar arasında eşit davranmama > abbasiler(744) > bağdat başkent > iranlı askeri birlikli ordu (türkler ve öbür halklardan) > paralı askerler > dinsel yetkiyle askeri/siyasi önderliğin ayrılması ve ulemalanın ortaya çıkışı
M.D.MÜSLÜMANLARIN KİTABI VE ŞERİAT
Ölümünden sonra sözlerinin derlenmesi > Kur'an > hadis ve sünnetin yol göstericiliği > müminler topluluğu düşüncesi > özlü bir huhk sistemi,şeriat > eski ülkülerine bağlı mümünler > alinin soyunun tükenmesiyle Peygamber'in soyunun tükeneceği ve ilerde geri dönüp, öc alacağı düşüncesi(şia grupları)
M.E.ARAP SARAY YAŞAMI VE KÜLTÜRÜ
Halka kapalı, şiirli, şaraplı saray yaşamı > ulemanın kuran ve sünnete tek gerçek olarak başvurmasına karşı zenginlerin astroloji ve tıp ilgileri > abbasilerin bilginlerin koruyucusu olup, çeviriler yaptırmaları > cebirle çeviriden öte yeni aritmatik ilişkilerin ortaya çıkarılması > simya
M.F.ABBASİ İMPARATORLUĞU
Yunan rasyonalizmi + aristokratik islam öncesi savaşçı ülküsü + müslümanlığın itici gücü > parlak bir uygarlık > şii ayaklanmaları ve türklerin siyasi denentimi ele geçirmeleri
N.A.600-1000 ÇİN,HİNDİSTAN VE AVRUPA
bebeklik döneminin uzaması = buluşların korunması = kültürel devrim > biyolojik devrim
1.B.İLK İNSANLAR
9/10 süresince, basit tahta-taş araçlar + ateş + avcılık-toplayıcılık + 20-60'lı gruplar
1.C.ÇEVRESEL FAKTÖRLER
Kuzey yarımküreden buzul çekilişi, eriyişi(İÖ30000) > batı avrupada ılıman iklim > av hayvanlarında artış ve çeşitlilik > insanın temel buluşları yapması ve yayılması > Neanderthal'in yokoluşu
Buzulun daha da çekilişi > sık ormanlar ve hayvanların azalışı > mağaradan çıkma, göç
1.D.TARIMIN GETİRDİĞİ DEĞİŞİKLİKLER
tarım-hayvancılık(İÖ7500) < orak, çapa, balta < balta için öğütme-cilalama süreçleri (neolitik,yenitaş)
> kilden kaplar + kerpiç evler + dokuma tezgahları + köy toplulukları
1.E.İLK UYGARLIK
Mezapotamya'da sümer
Irmağın denetlenmesi > toplumsal disiplin ihtiyacı > rahipler > artı-ürün
1.F.SÜMER BULUŞLARI
Tekerlekli araçlar + tekneler + karasaban + el sanatları + takvim
<> rahipler
1.G.DİN
doğa güçlerinin kişileştirilmesi + ölümsüzlük + gök tanrı Anu'nun yönettiği siyasal tanrılar toplumu
1.H.YAZI
çiviyazısının kayıtlar için kullanılması > tüm seslerin bu şekilde kaydedilebilmesi (İÖ3000)
1.I.SULAMA
1.J.ASKERİ GÜÇ VE MONARŞİ
kentler arası savaşlar > rahiplere rakip askeri örgütler > iç savaşlara son verebilecek tek yönetim gereği > sümerin bunu başaramaması > gelişmiş silahlar, daha iyi örgütlenmiş askeri örgütler, uzaktan denetlemeyi sağlayacak siyasal yöntemler
2.A.UYGARLIĞIN YAYILIŞININ İLK EVRESİ
İÖ4000-İÖ1700, iki temel hareket, çobanlık, saban
2.B.ÇOBANLIK
bozkır avcılığına coğrafya müsaat değil + tarımın hor görülmesi >> çoban yaşamına geçmeleri(İÖ3000) > sürüleri saldırılardan koruma ihtiyacı > savaşçı örgütleniş
eski dünyanın çatışması : sayısal açıdan üstün çiftçiler X askeri açıdan üstün çobanlar
2.C.SABAN
hayvan gücünün kullanılması > tahıl yetiştiriciliğinin hayvancılıkla birleşmesi
çifçilerin sayısını artması > tarım açma yerlerinin azalması > sabanla geniş toprakları işleyebilme > kalıcı yerleşim
2.D.MISIR UYGARLIĞI
kral menesin aşağı ve yukarı mısırı birleştirmesi(İÖ2850) < sümerlerden tekniklerin aktarılması
mısırda herşey tanrı-kral çevresinde > ölümsüz firavunun başkalrına da ölümsüzlük bağışlanabilmesi
2.E.ESKİ KRALLIK
verimli topraklar Nil'in kıyısında > gemiciliği denetlemek : tüm ülkenin denetimini elde tutmak
merkezi yönetim > yerel uyuşmazlıklar sonucu hayvan/yarıhayvan yerel tanrılarla merkez arası zaman zaman olan uyuşmazlıklar >> bölünme (İÖ2200)
2.F.ORTA KRALLIK
memfis yerine daha merkezi Teb'in başkent oluşu(İÖ2000)
yerel şeflerin eski krallığa göre önem kazanması > barbar (Hiksoslar) saldırısından kurtulma + sanatın kalitesizleşmesi
2.G.İNDÜS UYGARLIĞI
sümerle deniz yoluyla ilişki ve uygarlığın gelişmesi(İÖ2500) > İÖ1500'de barbarlarca tam anlamıyla yokedilmesi
2.H.İÖ2500-1700 ARASINDA MEZOPOTAMYA
siyasal ve askeri kargaşalar arasında iki değişiklik : 1.sümer dilinin günlük dil olmaktan çıkıp Sami dillerine bırakması ve dini dil olarak kalması 2.siyasal imparatorlukların birlik kazanması < bürokrasi + hukuk(Hamurabi) +pazar fiyatları
Akad'ın sümere egemenliği,Babil krallığı
sümer ve akad bilgilerinin incelenmesi > sümer tanrısı enlil yerine marduk ve yaradılış destanı
2.I.UYGARLIĞIN YAĞMURLA SULANAN TOPR...
ırmak vadilerine olan zorunlu gereksinim ve barbarlardan kaçış (İÖ2000)
yağmurla sulanan topraklarda Hitit, Kenan, Elam, Hurri gibi uydu uygarlıklar
fatihler ve tacirlerin etkisiyle karma bir kültür
tunç > daha da korkunç barbarlıklar
2.J.DENİZ UYGARLIĞI
mısırla ticaret(İÖ3000) > minos(dinsel yönetici) Girit'i, du:büyük ana tanrıça
2.K.DOĞU ASYA, AMERİKA
3.8.İMPARATORLUK TEKNİKLERİ
3.A.İÖ1700-500 ORTADOĞU KOZMOPOLİTİ
barbarların istilası(İÖ1700,300yıl) >> girit ve hindistan'ın yokoluşu, mezopotamyada yerel ve geçici gerilemeler ve barbarların (kassitler, hiksoslar) buralarda iktidarı ele geçirmeleri ama düzeni korumaları
3.B.SAVAŞ ARABALI SAVAŞ TEKNİĞİ
hafif savaş arabaları + hızlı atlarla çekme + ok yağmuruna tutma > barbarların gücü
tunç silahlar-zırhlar-araba zanaatçılığının pahalı olması > aristokrasi çağı > kaba barbarlarca kurulan uygarlık merkezinde olmayan Klasik Grek ve Hint uygarlıkları, Çin (Mykene Yunanistan'ı, Aryan Hindistan'ı, Şang Çin'i)
3.C.ÜÇ ORTADOĞU İMPARATORLUĞU
Yeni barbar efendilerini sindiremeyen Mısır'da Teb prensliği(İÖ1570), Mezopotamya'da asur kralı(İÖ1380) ve hititler savaş tekniklerini benimseyip, yönetime tekrar el koyarak, çağın en güçlü devletleri oldular.
ancak savaş arabalı aristokratların rastgele birleşmeleri olan bu devletler, gevşek yapılı, yerel ayaklanmalara açık ve halktan kopuk, baskıcıydı.
3.D.DEMİR ÇAĞI
İÖ1200, çok bulunan, ucuz demirin kullanımı > yeni barbar istilası (Medler, Persler, Filistinliler, İbraniler, Aramiler, Frigyalılar, Dorlar)
3.E.DEMİRİN ETKİLERİ
çiftçilikte verimi artırdı + zanaatçılar toplun devamlı üyesi oldu(toplumsal uzmanlaşmanın doğuşu) + siyasal kararsızlık ve yerel çekişmeler > yeniden imparatorluklar
3.F.SÜVARİ DEVRİMİ
ata binme > kimmerler/iskitler(İÖ700), Babilliler, Medler > asurun yıkılması
3.G.PERS İMPARATORLUĞU
pers kralı kyros'un ortadoğuyu birleştirmesi (İÖ530). Ardıllarının Mısır'ı ve Kuzeybatı Hindistan'ı ele geçirmeleri > makedonya'dan gelen bir saldırıyla yıkılışı(İÖ330)
3.I.ALFABETİK YAZI
yazıda basitleştirme çabaları > birçok alfabe > edebi mirasın halka inmesi
3.J.TEKTANRICILIĞIN DOĞUŞU
mezopotamya ve mısırın geleneksel bilminin yetersizliği + siyasi iktidar ve servet merkezlerinin kutsal Sümer ve Mısır'dan uzaklaşması >> 1.eski inançlara katı bir tutuculuk a.babilde marduk, ama bunun dışında büyük yenilemelerinin olmayışının yetersizliği b.mısırda aton dini,akhenetondan sonra tekrar eski dine dönüş c.yahudilik d.zerdüşt dini
3.K.YAHUDİLİĞİN İLK EVRELERİ
verimli düşünce akımları, Mısır-Mezopotamya arasındaki filistin, Mısır-hindistan arasındaki iranda çıktı. Yahuda krallığından sürülenler eski ahid'i hiç değilse yanlarında kutsal metinler olsun diye hazırladılar ve bu yazıların açıklandığı haftalık toplantılar düzenlediler. Daha sonra Mahşer günü kavramını çıkardılar. Çelişkilerinden yavaş yavaş arınan bu din diğerlerini çökertti.
3.L.ZERDÜŞT DİNİ
Pers dininde reform, geleneği reddetme. Yüce, soyut Ahura MAzda. Ehremen'le evrensel savaş.
4.A.HİNT UYGARLIĞININ İÖ500'E KADAR B...
4.B.UYGARLIĞIN GANJ BÖLGESİNE GEÇİŞİ
pirinç > tümüyle yerleşik tarım toplumu(İÖ800) > büyük monarşiler
4.C.KAST
Kastı ayakta tutan Hint özellikleri : 1.törensel arınma, aşağı kastlarla ilişkiyi kısıtlama 2.herkes için tepeden bakılabilecek birilerinin olması, en aşağı kast da zaten yeni gelen toplumlardan oluşup, ve kast sistemiyle benliklerini koruma şansına sahip oluşları 3.reenkarnasyon ve varna öğretisiyle dört kast i.brahmanlar ii.ksatriyalar iii.vaisyalar iv.sudralar
4.D.AŞKIN DİN
tanrılar panteonuyla doğa güçlerinin kişileştirilmesi
4.E.VEDALAR VE BRAHMANLAR
dinsel tören elkitapları Vedalar ve güçleri ve becerileri abartılan rahiplerce yapılan eski metin yorumları Brahmanlar
4.F.UPANISHADLAR VE GİZEMCİLİK
alt katmanlardan, rahiplerden, rahiplerin haddini bilmezliğine karşı çıkışın edebi derlemeleri upanishadlar. Rahipsiz törensiz öbür dünyacı yeniden doğuş zincirini kırma ve gizemcilik
4.G.JAINİZM VE BUDİZM
İkisi de Upanishadlar'ın soyut düşüncelerini halka indirmişlerdir. Budizm nispeten daha ılımlı bir perhiz üzerine kurulmuştur. Ama zamanla Budizm değil, biçimi değiştirilmiş Brahmacı bir din olan Hinduizm yerleşti.
5.A.YUNAN UYGARLIĞININ İÖ500'E KADAR ...
hint uygarlığıyla benzer bir gelişme gösteren bir diğer uç uygarlık Yunan, yaşamı gizemle değil, doğa yasalarıyla açıklamaya girişti, böylece İÖ500'de şaşılacak ölçüde farklı bir noktaya ulaştılar.
5.b.MYKENE VİKİNGLERİ
ilk istilacılar denizciydiler ve deniz akınlarıyla tüm akdenize ulaşmışlardı.
5.C.KENT DEVLETİ
Mykene'yi ezen dorar(İÖ1200) ve demirin gelişi > istilacı Dorlardan kaçan ve Küçük asya kıyılarında yeni yerleşimler kuran Yunanlar > yerleşmiş gelenek olmadığı için işbirliği, yasalar ve yeni yönetim sistemlerinin gereği > yunan kent devletleri (polis) > şiddetin azalması, yerleşik tarım toplumunun egemenliği
5.D.KOLONİLERİN KURULMASI VE TİCARET
Nüfus artışı > göç > özerk ama dinsel olarak merkeze bağlı Yunan kolonileri > ticaretin gelişmesi > şarap-zeytinyağı ithali, tahıl ihracı > sikke
çifçilerin pazarda alışveriş yapmasıyla ideal yurttaş olması ve boş zamanlarda kamusal rol üstlenmesi
5.E.FALANKSIN ETKİLERİ
Falanksın gücünün fark edilişi(İÖ650) > uyumlu olma zorunluluğu ve beraberliğin duygusal etkileri > atılganlık ve gösteriş yerine kamusal olma ve disiplin duygusu
5.F.YUNAN KÜLTÜRÜNDE POLİSİN EGEMEN...
Din greklerin getirdiği panteon + ülkede önceden tapınılan verimlilik tanrıçaları > Hesiodos ve Homeros'un bu iki sistemi birleştirme çabalarının sonuç vermemesi + ticarette Doğu bilgelerini öğrenme > felsefe
Sıradan insanlarca açık çelişkilerin bile önemsizliği > bu iki din karışımı yeni bir din
Polis'le ilgili yapılar > ideal insan tipi arayışı
5.G.POLİS'İN SINIRLILIKLARI
6.A.ÇİN UYGARLIĞININ İÖ500'E KADAR Bİ...
6.B.ŞANG HANEDANI
6.C.ÇOU HANEDANI
6.D.KONFÜÇYÜS VE TAOİZM
7.A.BARBAR DÜNYADA İÖ1700-500
7.B.AKDENİZ DÜNYASI
Batı akdeniz yalnızca Yunanlıların değil, aynı zamanda Ortadoğu uygarlıklarının da Fenikelilerin ve etrüsklerin de yaşam alanıydı.
7.C.BOZKIRLARIN BATISI
Süvarilik ve göçebelik doğuya doğru yayılmıştı. Ancak İÖ400'de doğudan batıya coğrafi koşulları daha uygun bölgelere güçlü bir hareket başladı. İskitler(altaylar>ukrayna), Türkler(>altaylar), arkadan gelen baskısıyla(türkler>ukrayna)
son derece korkunç savaşçılar olan bu halklar için uygar uygarlıkları yağmalamak çok karlı bir işti.
7.D.BOZKIRLARIN DOĞUSU
8.A.YUNAN UYGARLIĞININ İÖ500-136 ARAS...
persler X yunanlılar > yunanlıların galibiyetleri(İÖ450) > askeri önderlikte Sparta'nın çekilişi ve atinanın önderliği
8.B.ATİNA'YA DENİZ SAVAŞLARININ ETKİLERİ
flaksa da giremiyecek kadar yoksulların bile deniz savaşlarında askeri hizmetleri > demokratik anayasanın güvencesi > perslere karşı oluşmuş ordunun bir atina imparatorluğuna dönüşmesi
eski çiftçi-flanks askeri toplumun kozmopolitleşmesi > polise bağlılığın azalması
8.C.KLASİK ÇAĞ
İÖ480-430 arası Yunan dünyası bir altınçağ yaşadı.
Pers yengisinin sağladığı güven > tiyatro, felsefe, hatiplik, mimarlık, heykelde klasik biçimlere ulaşma
8.D.TİYATRO
Geleneksel Dianysos'a söylenen keçi şarkıları > Atina'da tragedya, Aiskhylos Sophokles, Euripides > konuları mitostan uyarlama
8.E.FELSEFE
ilkçağ filozofları > sofistlere gösterilen daha yakın ilgi ve zengin gençlerin polisden vazgeçme gerekçeleri > sokrates, evrensel doğru arayışı > platon, siyasal sorunlar, Akademi > Aristoteles, akıl süzgeci > Yunan'ın siyasal ateşinin sönüşü (İÖ330)
8.F.BİLİM, HATİPLİK, TARİH
Makedonya'nın Atina'nın parlak çağını bitirişi(İÖ340) > Tarih'in Herodotos ile doğuşu
8.G.MİMARLIK VE HEYKELCİLİK
kamusal mimarlıkda geleneksel biçimlere uyma Phidias'ın heykelleri
8.H.PELOPONNESOS SAVAŞINDAN SONRAKİ...
zengin-yoksul düşmanlığı > falanksın etkisinin kaybolması > kiralık askerlerden kurulu falanks > İÖ338, makedonyalıların fethi
9.A.HELLENİSTİK UYGARLIĞIN İÖ500-200 ...
öncelikle Yunan yaşam biçiminin kısmen benimsenmesi
9.B.MAKEDONYALILARIN FETİHLERİ
Makedonya saraylarının Yunan düşünüş okulları haline gelmesi > zevkleri tadan soylulara verilen ödüller > falanksın uygulanması > Philippos'la trakya > İskender ve doğu seferleri > kuzeybatı hindistanın fethi > ganj vadisine gitmeyi reddeden ordu > iskenderin ölümü > dağılmalar ve 3 monarşiye ayrılma i.ptolemeler(mısır) ii.slevkoslar(asya) iii.antigonidler(makedonya)
9.C.YUNAN GÖÇÜ
İskenderin fetihleriyle anayurtlarından ayrılan Yunanlılar > toplum katmanları arası uçurum > yunan kültürünün yukarı sınıf kültürü haline gelmesi
9.D.DİNSEL DEĞİŞİKLİKLER
değişimin çift yönlü hale gelişi yani ortadoğu dinlerinin özellikle aşağı sınıflarda daha etkili oluşu, daha sonra Romalılarca ezilen yukarı sınıfın da bu dinleri daha etkili buluşu
9.E.HELLENİSTİK BİLİMLER VE SANATLAR
yunan matematiği + babil gözlem kayıtları > astronomide + astrolojide ilerleme, Hipparkhos, Ptolemeus, tıp galen, geometri euklides
9.F.ROMANIN YÜKSELİŞİ
doğu akdenizde latin kentleri federasyon önderi roma > lükse direnebilen aristokrasi disiplini ve kalabalık köylü sınıfı > italyanın alınması > kartacayla süren uzun savaşlar > anayasa değişim, aristokratların yanında, başarılı seçilmişlerinde senatoya girmesi > halkın siyasette temsili
siyasette ilerlemek için senatonun gözüne girme gereği > iç savaşlar
9.G.CUMHURİYETİN ÇÖKÜŞÜ
Hellenistik uygarlığın lüksünü benimseme > zengin-yoksul ayrımı > paralı askerler ve rakip generaller arası çatışmalar > Galya fatihi, Romanın aşağı tabakalarının savunucusu Sezar'ın diktatörlüğü > Sezarın öldürülmesi > evlatlık Augustus'un iktidarı > Cumhuriyetin geri gelişi > Romanın Akdenşz egemenliği(İÖ30) > imparatorluğun iç savaşsız 200 yıllık egemenliği
9.I.HIRİSTİYANLIK
Yunan + yahudi olan Hıristiyanlık > yoksul insanlara avuntu > efsanelerin haberlerini taşıyan bir avuç misyoner > kurtarıcı bekleyen ama Yahudi kurallarını kabul etmeye hazır olmayanlara çare, Mesih isanın hem tanrı hem insan oluşunu hiç garipsemeyen Yunanlılar > zor durumlarda yardımlaşma
J.A.İÖ500-İS200 ARASINDA ASYA
1.Makedonya ve romanın fetihleri özellikle hindistanda 2.moğolistanda göçebe halklar federasyonun ortaya çıkışı, göçler
J.B.HİNDİSTANDA MAURYA İMPARATORLUĞ
J.C.ÇİNİN BİRLEŞTİRİLMESİ
Bozkır halklarındaki karışıklık Çinin birleşrilmesi ile başlamıştır > ilk imparator(İÖ221) > Çin seddi tamamlandı > Konfüçyusculuk yasaklandı + halkın zorla çalıştırması >> içsavaş > han hanedanı(İS220)
Han imparatorluğu : toprak sahipleriyle ittifak > konfüçyusçülük, resmi ideoloji
J.D.ORTA ASYADA DEVLETLER
çinlilerlin saldırısı > Hsiung-nu bozkır mülteci kabileler konfederasyonu > askeri olarak Çin'i geçmesi > çinden haraç
J.E.SAVAŞ VE TİCARET YÖNTEMLERİNDE ...
J.F.SANATTA GELİŞMELER
J.G.YENİ KOZMOPOLİT DİNLER
J.H.SALGIN HASTALIKLAR VE İMPARATORL...
K.A.HİNT UYGARLIĞININ İS200-İS600 AR...
İran beylerinin koruyucu orduları > ortadoğu ve hint uygarlıklarının korunması > hindistanın klasik çağı
K.B.GUPTA İMPARATORLUĞU
Hinduizmin koruyuculuğu > Hindu hukuku, Dharma şastralar ve kast
K.C.SANSKRİT ÖĞRETİ
Kültürel gelişim üç kurumca desteklendi:
krallık, tapınaklar ve eski okul sistemiyle kuşaktan kuşağa geçen sözlü edebiyat
Sanskritçe, okul sisteminin dili olduğu için kültürel etkinliğin önderliğini ele geçirmiş oldu, budistler yenilmişti.
K.D.SANSKRİTÇE EDEBİYAT
Kutsal ve eski bir bilgelik dili ve iki büyük epik şiir Mahabharata, Ramayana
K.E.GUPTA SANATI
K.F.HİNT UYGARLIĞININ DOĞUYA YAYILMASI
Tacirler ve misyonerler, Hint kültürünü güneydoğu Asya'ya taşıdılar. Diğer uygar bölgelerde ise sadece seçilerek benimsenen yönleri alındı
K.G.UZAKDOĞUDA BUDİST MİSYONERLER
Hinduizm dağların kuzeyine geçememesine karşın, Budizm İS200-600 arasında Çin'e akıp, oradan da Kore'ye ve Japonya'ya yayıldı. Çinlileri Budizme bu kadar sarılmaları, onun Konfüçyusçuluğun coşkusuz bu dünyacılığına karşı antitez oluşturmasıydı. Çünkü o sıra aynı Romanın yaşadığı ve Hıristiyanlığa sarıldığı gibi Çinliler de Han hanedanının egemenliğini yitirişini ve barbar saldırılarını yaşıyorlardı.
K.H.BATI ÜZERİNDE HİNT ETKİSİ
L.A.İS200-600 ARASINDA BARBAR İSTİLALARI
Çin ve Avrupa'nın gerilemesi > iranlıların direnişi, Çin'in barbarları eritme yeteneği, Roma imparatorluğunun sonu, Sasanilerin barbar ve Roma tarafından değil de, güneyden gelen müslüman Araplarca yıkılışı
L.B.HUNLAR VE BATI BOZKIRLARI
İS350'den sonra merkezi Dış moğolistan olan Juan-Juan konfederasyonu batıya doğru ilerlemeye başladı, önündeki tüm halkların kaçışmasına sebep olarak. Bu konfederasyon önünden kaçanlardan biri de Hunlardı. İS372'de Güney Rusya'ya girip, Ostrogotları yendiler. Komşu göçebe Vizigotlar da Hun korkusuyla Roma sınırından içeri girip, batıya doğru devam ettiler, İspanya'ya yerleştiler. karargahı macaristan ovası olan Hunlar,
L.B.II.HUNLAR VE BATI BOZKIRLARI
karargahı Macaristan ovası olan Hunlar, güneyde Balkanlara, batıda İtalya'yla Galya'ya akınlar yaptılar.453'de büyük savaş şefleri Attila ölünce büyük bir hızla dağıldılar.
L.C.DOĞUNUN BOZKIR TOPLULUKLARI
Batıdakinin bir benzerini de Eftalitler (beyaz ruslar) Doğu iranda gerçekleştirdiler. Bu merkezden Hindistan'a akınlar yaptılar. Bu karmaşa ortamı Gupta'ya son verdi. Ancak Eftalitler de İS554'de dağıldılar.
Bu barbar devletlerin zayıflığı, zafer kazanan şefler ve izleyicilerinin savaşçı geçmişlerini ve geleneklerini, uygarlığın lüksünün tadı uğruna unutmuş olmalarıdır.
L.C.II.DOĞUNUN BOZKIR TOPLULUKLARI
uygar halklar bu yeni yöneticilerine karşı her türlü ortaklığı kabul ettiler. Çinliler Juan-juan'a karşı, kendileri de barbar olan Türklerle işbirliği yapabildiler. Daha sonra İS589'da Çin yeniden birleştirildi. Sasani hanedanının İran hükümdarları, Eftalitleri yıkmak üzere İS554'de Türklerle birleştiler. Türk federasyonun daki ikiye ayrılma ve kavgalarSasanilere doğuda genişleme imkanı verdi.
L.D.ROMA İMPARATORLUĞUNUN ZAYIFLAMAS
İS235-284 askeri zorbalık düzeni > konstantiapolis'in başkent oluşu ve hıristiyanlık
L.E.ÇİNDE VE İRANDA BARBARLARA TEPKİLE
Sui ve Tang hanedanının sınır savunması
L.F.SASANİ İMPARATORLUĞU
İran beylerine, İran geçmişine ve Zerdüştlüğe dayalı hükümdarlık
L.G.SASANİ DİNİ
L.H.BİZANS İMPARATORLUĞU
İrandan alınan ağır silahlı süvariler, merkezi yönetim ve ordu > uzak bölgelerin elden çıkmasına karşı birşey yapamama
L.I.SAPMA VE ORTODOKSLUK
Konstantinus'un din kurultayı(İS325) ve kutsal üçlemede baba-oğul ilişkisinin yasaklanması > ortodoksluğun sınırları > diğerlerinin sapkın görülmesi > teolojik hoşnutsuzluğun etnik-laik hoşnutsuzluğa dönüşmesi > yunan-latin hırsitiyanlar arasında da roma'da papanın dinsel başkanlığı > diğer piskoposarın karşı çıkışları > Kalkaden(kadıköy) kurultayı ve ikilemin ertelenmesi(İS451)
M.A.İSLAMIN YÜKSELİŞİ
İS632, Muhammedin ölümünün güzü > 636,Romanın Suriye, Filistin garnizonlarının yenilmesi > 641 Mezopotamyanın, 642 Mısır'ın, 651 İran'ın fethi
M.B.MUHAMMEDİN YAŞAMI
Savaşçı kabilelerce bölüşülmüş arabistan > çoktanrıcı mekke'den kervanlarla Yahudilik ve hıristiyanlıktan haberdar yeni bir peygamber > mekkenin benimsemesi > 622 Medine, sorun çözücü arayışı > siyasal önder, yasa koyucu muhammed > imanlı medinelilerin mekkeyi yağmalaması > diplomatik Arabistan'ın birleştirilmesi > ebubekir > ömer
M.C.ARAP FETİHLERİ VE EMEVİLER I
İman gücüyle büyük zaferler > 715'de doğu irandan çıkarılmaları(türkler tarafından) + bizanslıların yengisi > ağır sorunlar
Osman'ın halifeliği > ayşe ve peygamber yakınlarının osmanı öldürmesi ve yerine alinin seçilmesi > onun da beğenilmeyişi ve şam valisi muaviyenin başkaldırısı > emevi egemenliği(659) > şam başkent > becerilemeyen halifelik ve yeni islam olmuş topluluklardan vergi almama >
M.C.ARAP FETİHLERİ VE EMEVİLER II
mali sıkıntılar > araplar ve yeni müslümanlar arasında eşit davranmama > abbasiler(744) > bağdat başkent > iranlı askeri birlikli ordu (türkler ve öbür halklardan) > paralı askerler > dinsel yetkiyle askeri/siyasi önderliğin ayrılması ve ulemalanın ortaya çıkışı
M.D.MÜSLÜMANLARIN KİTABI VE ŞERİAT
Ölümünden sonra sözlerinin derlenmesi > Kur'an > hadis ve sünnetin yol göstericiliği > müminler topluluğu düşüncesi > özlü bir huhk sistemi,şeriat > eski ülkülerine bağlı mümünler > alinin soyunun tükenmesiyle Peygamber'in soyunun tükeneceği ve ilerde geri dönüp, öc alacağı düşüncesi(şia grupları)
M.E.ARAP SARAY YAŞAMI VE KÜLTÜRÜ
Halka kapalı, şiirli, şaraplı saray yaşamı > ulemanın kuran ve sünnete tek gerçek olarak başvurmasına karşı zenginlerin astroloji ve tıp ilgileri > abbasilerin bilginlerin koruyucusu olup, çeviriler yaptırmaları > cebirle çeviriden öte yeni aritmatik ilişkilerin ortaya çıkarılması > simya
M.F.ABBASİ İMPARATORLUĞU
Yunan rasyonalizmi + aristokratik islam öncesi savaşçı ülküsü + müslümanlığın itici gücü > parlak bir uygarlık > şii ayaklanmaları ve türklerin siyasi denentimi ele geçirmeleri
N.A.600-1000 ÇİN,HİNDİSTAN VE AVRUPA
İLERLEMENİN KISA TARİHİ_R.WRIGHT
SAYFA 15
Eski Taş Devri, ya da Paleolitik Çağ, yaklaşık 3 milyon yıl önce alet yapan insanların ortaya çıkışından yaklaşık olarak 12.000 bin yıl önce son buz çağındaki erimeye kadar sürdü. İnsan varoluşunun yüzde 99,5'ini kapsıyordu. Yeni bir tarzın ya da tekniğin geliştirilmesi 100.000 yıl alabiliyorduSAYFA 17
İnsan ve şempanzenin soyları yaklaşık 5 milyon yıl önce ayrıldı, daha önce de belirttiğim üzere bundan iki milyon yıl sonra kaba taş aletler yapan insanlar ortaya çıktı.
SAYFA 19
Neandertaller yaklaşık olarak 130.000 yıl önce ortaya çıkmış, bundan 100.000 yıl sonra da ortadan kaybolmuşlardır. Cro Magnon denilen, bizim bugünkü türümüzün ilk örnekleriyle aynı zamanlarda evrilmişlerdir.
SAYFA 20
bu iki grubun maddi kültürlerinin, el işlerinden anlaşıldığı üzere 50.000 yılı aşkın bir süre boyunca benzer olmasıydı. Arkeologlar insan kemikleri aletlerle birlikte bulunmadıkça bir mağarada Neandertallerin mi yoksa Cro Magnonların mı yaşadığını söylemekte zorlanırlar.
SAYFA 26
Neandertal genleri hâlâ bizimle olabilir. Neandertaller ile ilk modern insanlar arasında çiftleşme olduğunu düşündüren bazı kanıtlar vardır.
SAYFA 30
Arkeologlar, ilk medeniyetlerin her ikisi de MÖ 3000 yılında ortaya çıkmış (güney Mezopotamya'da, yani bugünkü Irak'ta kurulmuş) Sümer ve Mısır medeniyetleri olduğunda hemfikirdir
SAYFA 31
Paleolitik dönemden kaçırılıp bizim aramızda büyütülen bir çocuğun, astrofizik ya da bilgisayar bilimlerinde derece sahibi olması şansı bizimle aynı olurdu. En son 50.000 yıl ya da daha önce güncellenmiş bir donanım üzerinde yirmi birinci yüzyıl yazılımı çalıştırıyoruz.
SAYFA 37
Ortadoğu'nun dünyada tarımın, birbirinden bağımsız olarak hemen hemen aynı tarihlerde geliştiği en azından dört büyük bölgeden biri olduğu bugün artık açıklık kazanmıştır. Diğerleri pirinç ve darının başlıca ürünler haline geldiği Uzakdoğu; medeniyeti mısır, fasulye, balkabağı, horozibiği ve domatese dayanan Orta Amerika; birçok patates türü, başka yumru köklü bitki türleri, balkabağı, pamuk, fıstık ve quinoa gibi yüksek proteinli tahıllar geliştirmiş olan Güney Amerika'nın And Dağları bölgesidir. Bütün bu bölgelerde tahılların ehlileştirilmesi 8000 yıl öncesiyle 10.000 yıl öncesi arasında gerçekleşmiştir.
SAYFA 38
Koyunlar ve keçiler Ortadoğu'da yaklaşık olarak MÖ 8000 yılında ehlileştirilen ilk hayvanlar oldular.
SAYFA 39
Gıda tedariki daha öngörülebilir hale geldiğinde, nüfus da artıyordu. Hareketli avcı-toplayıcıların tersine yerleşik insanların çocuk sayısını kısıtlamak için bir gerekçeleri yoktu, çocuklar tarla ve ev işlerinde işe yarıyordu.
Üst Paleolitik Çağ'ın başlangıcında, sayımız bir milyonun üçte biri kadardı. 10.000 yıl öncesine gelindiğinde, tarımın arefesinde, yerleşilebilir bütün kıtalara yerleşilmesi sonrasında sayımız 3 milyona çıkmıştı. Sümer ve Mısır'da tam anlamıyla medeniyetin ortaya çıktığı tarihlerde sayımız 15 ila 20 milyonu bulmuş olsa gerektir.
SAYFA 44
1500'lerin başında olan şey gerçekten de istisnai bir şeydi. 15.000 yılı aşkın bir süredir yalıtılmış olarak varlıklarını sürdüren iki kültürel deney nihayet karşı karşıya gelmişti. İlginçtir, onca zaman sonra, ikisi de birbirlerinin kurumlarını görüp tanıyabilmişti. Cortes Meksika'da karaya çıktığında yollar, kanallar, kentler, saraylar, okullar, mahkemeler, pazarlar, sulama tesisatı, krallar, rahipler, tapınaklar, köylüler, zanaatkârlar, ordular, gökbilimciler, tüccarlar, spor, tiyatro, resim, müzik ve kitaplar görmüştü. Yüksek medeniyet ayrıntılarda farklı, ama özde benzer bir biçimde birbirinden bağımsız olarak dünyanın her iki tarafında da gelişmişti. Sınayıcı bir vaka olarak Amerika örneği, bizlerin öngörülebilir yaratıklar olduğunu, her yerde aynı ihtiyaçların, ihtirasların, umutların, çılgınlıkların güdümünde olduğumuzu düşündürüyor.
SAYFA 48
Kadim dünyanın en hayret verici yönü, her şeyin ne kadar da kısa süre önce gerçekleşmiş olmasıdır. Hiçbir kent ya da anıt 5000 yıldan daha eski değildir. Medeniyetin başlangıcından bugüne yalnızca, yetmiş yıllık yetmiş ömür yaşanmıştır. Medeniyetin tamamı, ilk atamızın bir taşı bilemesinden bu yana geçen iki buçuk milyon yılın yalnızca yüzde 0,2'sini kapsar.
SAYFA 50
Paskalya Adası'nın, ilk ziyaretçilerinin hepsini şaşkına çeviren en büyük gizemi yalnızca o devasa heykeller değildi, taşların oraya sanki gökten inmişler gibi desteksiz konulmuş olmasıydı. Adadaki krater göllerinde yapılan polen araştırmaları buranın bir zamanlar sulak ve yeşillik olduğunu göstermiştir. Bu durumu değiştiren bir doğal afet olmamıştı. Paskalya Adası'ndaki felaket insandı.
Güzel evlerle dolu köyler kurdular ve bütün iyi toprakları tarıma açtılar. Toplumsal olarak klanlara ve tabakalara (soylular, rahipler, sıradanlar) ayrılmışlardı, muhtemelen bir reisleri ya da bir "kralları" vardı. Başka bazı adalardaki Polinezyalılar gibi her klan kendi atalarının anısına etkileyici taş heykeller dikmeye başladı. Bunlar bir kraterdeki volkanik tüflerden yapılıyor, sahildeki platformlar üzerine yerleştiriliyordu. Zaman geçtikçe heykel kültü giderek rekabetçi ve gösterişçi bir hal aldı. Her yeni heykel silsilesi, kendisinden öncekinden daha büyük oluyordu; ahu'ya yani sunaklara taşınmak için daha fazla kereste, halat ve insan gücü gerektiriyordu. Ağaçlar büyüyebildiklerinden daha hızlı kesiliyordu, yerleşimcilerin tohumları ve filizleri yiyen fareleri bu sorunu daha da ağırlaştırıyordu. MS 1400'e gelindiğinde, krater göllerinin yıllık katmanlarında artık polene rastlanmıyordu: Ormanlar adadaki hem en büyük hem en küçük memeli tarafından tamamen mahvedilmişti. Son ağacı devirenler, onun son ağaç olduğunu görüyorlardı, başka bir ağaç olmadığını kesinkes biliyorlardı. Yine de o ağacı devirdiler. Taştan adaların keskin köşeli gölgeleri dışında topraklar üzerinde gölgelik bir yer kalmamıştı, insanlar taş ataları artık daha fazla seviyorlardı, çünkü onlar sayesinde kendilerini daha az yalnız hissediyorlardı.
Sonunda bini aşkın moai vardı, en parlak günlerindeki nüfuslarıyla her on kişiye bir heykel düşüyordu. Ama güzel günler artık geride kalmıştı, sonu gelmez rüzgârların sürüklediği, sellerle denize akıp giden güzel topraklarla birlikte onlar da gitmişlerdi. Ada halkı bir delilik halini alan, bazı antropologların "ideolojik bir patoloji" dediği bir tür ilerlemeyle baştan çıkmışlardı. Avrupalılar on sekizinci yüzyılda adaya ulaştıklarında en kötü günler geride kalmıştı; heykel başına bir ya da iki insanla karşılaşmışlardı.
Yıkım faaliyeti, heykelleri inşa edenlerin torunlarının son derece gayretle yürüttükleri bir iş olsa gerek. Aldırışsız atalarına kızgın olan bir halkın, ölülere karşı bir isyanın ifadesidir.
SAYFA 55
Bana en şaşırtıcı gelen, dünyanın her yerinde, farklı kültürler ve ekolojilerde çalışıyor olsalar bile insanların çok benzer şeyleri birbirlerinden bağımsız olarak gerçekleştirmelerinin ne kadar az zaman aldığı. 3000 yıl öncesine gelindiğinde en az yedi yerde medeniyet doğmuştu: Mezopotamya, Mısır, Akdeniz, Hindistan, Çin, Meksika ve Peru.
SAYFA 57
Çatalhöyük'te bulunan mezarlardan anlaşıldığı üzere kadınların ortalama ömrü yirmi dokuz, erkeklerinki otuz dört yıldı. Kanıtlar, MÖ 6000 yılına gelindiğinde ormansızlaşmanın ve erozyonun yaygınlaştığını gösteriyor. Düşüncesizce çıkarılan yangınlar ve keçilerin aşırı otlaması bunun başlıca sorumlusu olabilir. MÖ 5500'e gelindiğinde ilk Neolitik yerleşimlerin birçoğu terk edilmişti. Paskalya Adası'nda olduğu gibi insanlar yuvalarını kirletmişlerdi, daha doğrusu soyup soğana çevirmişlerdi. Ama Paskalya Adası halkının tersine bu insanların göçüp yeni baştan başlayacakları yerler vardı. Cennet Bahçesi'nden kendi kendilerini sürüp çıkaran bu insanlar, Dicle ve Fırat nehrinin arasındaki büyük düzlüklerin aşağı kısmında ikinci bir cennet buldular: Mezopotamya ya da Irak denilen topraklar.
SAYFA 58
MÖ 3000 yılına gelindiğinde bu kasabalar artık küçük şehirler olmuşlardı, kendi enkazlarının üzerine tekrar tekrar kurulmuş, sonunda düzlüklerde topraktan tümsekler üzerinde yükselir hale gelmişlerdi. Sümer medeniyeti bin yıllık ömrü boyunca her biri küçük bir devletin kalbinde yer alan böyle bir düzine kentin yönetiminde oldu. Sümer nüfusunun beşte dördünün kent merkezlerinde yaşadığı, nüfusun tamamının yalnızca yarım milyon olduğu düşünülmektedir.
Mezopotamya'ya özgü basamaklı piramitle, yani zigguratla taçlanmış insan yapımı tepelere dönüştüler; ziggurat insani alana hükmeden kutsal bir dağdı. İsraillilerin daha sonraları Babil Kulesi diye hicvettikleri yapılar bunlardı. Başlangıçta köy kooperatifleri olan rahiplikler de dikey olarak büyüyerek ilk şirketler haline geldiler, memurları ve çalışanları vardı.
Sulamayı, kenti, şirketi, yazmayı icat etmiş olan Sümerler, icatlarına profesyonel askerleri ve krallığın babadan oğula geçmesini de eklediler. Krallar tapınaklarından çıkıp kendilerine ait saraylara yerleştiler, göklerin soyundan geldikleri gerekçesiyle tanrısal bir statüleri olduğunu iddia ediyorlardı; bu birçok kültürde karşımıza çıkacak, ilahi bir hak olarak modern zamanlara kadar gelecek bir fikirdi.
SAYFA 65
Ur bir imparatorluğun başkentiyse, Sümer bir zamanlar geniş bir tahıl ambarıysa nüfus neden hiçe inmiş, toprak neden meziyetlerini yitirmiştir? : Tuz. Nehirler kayalardan ve topraktan tuz alır, denize taşırlar. Ama insanlar suyu ekilmiş toprağa yönlendirdiklerinde suyun büyük bölümü buharlaşır ve geride tuz kalır. İyi bir kanalizasyon, uzun bir nadas dönemi, toprağı yıkayacak kadar yağmur olmazsa sulama programları geleceğin tuz çöllerine döner.
Felaketin ilk işareti buğday hasadında bir gerileme görülmesiydi. Zaman geçtikçe Sümerler buğdayın yerine, tuzu daha fazla tolere edebilen arpa ekmek zorunda kaldılar. MÖ 2100'e gelindiğinde Ur buğdayı hepten bırakmıştı. Paskalya Adası sakinleri gibi Sümerler de toplumlarının çevreye etkisini azaltmak amacıyla toplumda reforma gitmeyi başaramamışlardı. Paskalya Adası'nda tanık olduğumuz davranış biçimini gösterir: kökleşmiş inançlara ve pratiklere sadık kalmak, bugünün bedelini geleceğin payından ödemek, doğal sermayenin son rezervlerini pervasız bir zenginlik ve gösteriş âlemine harcamak.
Bugün Irak'ta sulanan toprakların yarısı tamamen tuzludur, bu dünyadaki en yüksek orandır, onu nehir kıyısında kurulmuş diğer iki medeniyet merkezi Mısır ve Pakistan izler. Ur ve Uruk'un içinde bulunduğu çöl, bu kentlerin eseri olan bir çöldür.
SAYFA 68
Paskalya Adası halkı ve Sümerler çevrelerini o kadar enkaza çevirmişlerdi, o kadar şiddetli bir düşüş yaşamışlardı ki tamamen tükenip gittiler. Ama Roma ve Maya medeniyetleri çöküşlerinden sonra sadeleşmiş "ortaçağ" biçimlerinde yaşamaya devam ettiler.
SAYFA 87
Mısır, Herodot'un yazdığı gibi "Nil'in armağanı"ydı, her yıl tarlaları sulanıyor, sellerin getirdiği bir alüvyon tabakasıyla toprakları tazeleniyordu. Nehrin her iki yakasında sınırları çizen çölleşmiş tepeler, en başından beri, toprağı işlemenin sınırlarının ne olacağını göstermişti; gelip geçici topraklar üzerinde bir nüfus patlamasını cezbedecek ağaçlarla dolu yamaçlar ya da ormanlar yoktu. Nil ve deltası yalnızca yaklaşık 40.000 kilometrekarelik bir ekim alanı sunuyordu, Mısır'ın çiftçilik yöntemleri basitti, kültürün kendisi kadar muhafazakârdı ve doğal su döngüsüne aykırı değil, bu döngüyle birlikte yürütülüyordu. Nil Vadisi'nin darlığı ve drenaj, Sümer'i zehirlemiş olan tuz birikimini yavaşlatmıştı. kadim Mısırlılar tarım arazisinin üzerine bina yapmayacak kadar bu işi genel olarak daha iyi biliyorlardı. Ayrıca, Mısır'da nüfus artış oranı olağanüstü derecede yavaştı.
SAYFA 91
Joseph Tainter geçmiş medeniyetlerin çöküşüyle ilgili kitabında üç felaket biçimini Kontrolden Çıkmış Tren, Dinozor ve İskambil Kulesi olarak adlandırıyor. Bu felaketler genellikle birlikte işler. Sümerlerin sulama sistemi kesinlikle kontrolden çıkmış bir trendi, felakete doğru giden değiştiremeyecekleri bir yoldu. Sümer yöneticilerinin sorunları halledememesi onların dinozor olduklarını, Sümer medeniyetinin hızla ve onarılamaz bir biçimde çöküşüyse onun iskambilden yapılmış bir kule olduğunu gösterir.
SAYFA 92
Dünya nüfusu Roma'nın zirvede olduğu dönemde, MS ikinci yüzyılda 200 milyondu; 1500'de, Avrupa'nın Amerika kıtasına ulaştığı tarihte yaklaşık 400 milyondu; 1825'te Kömür Çağı'nın başlangıcında bir milyardı; 1925'te, Petrol Çağı başladığında iki milyar olmuştu. Nüfusun artış hızı, ulaştığı rakamdan daha çarpıcıdır.
Şimdinin dar görüşlülüğü, gözlerimizin oyunu değil topu izlemesi tehlikelidir. Nereye gidiyoruz? Bizden önceki birçok çağ doğal sınırlarına ulaşıp çöktüyse, bizim kontrolden çıkmış trenimiz nasıl oluyor da hız kazanmaya ayak uydurmayı başarabilmiş?
SAYFA 95
Çiçek hastalığı salgınında nüfusun yüzde 50-75'ini öldürür. Pizarro'nun Peru'da karşılaştığı iç savaşlar ve çözülme tümüyle çiçek hastalığının ve Eski Dünya'dan gelen diğer salgınların sonucuydu. Çiçek, veba, grip ve kızamık. Bunlar Amerika kıtasına ilk olarak (onlara karşı dayanıklı olan) Avrupalılarla gelmiş, adeta biyolojik silah işlevi görmüş, ilk dalgada Meksika ve Peru'nun yöneticilerini, nüfuslarının neredeyse yarısını öldürmüşlerdi. Crosby, fatihlerin "mucizevi zaferlerinin büyük ölçüde çiçek virüsünün zaferlerinden kaynaklandığını" yazar.
SAYFA 106
1970'ten bu yana dünya ticaretinin yirmi kat büyümesi, artık hiçbir yerin kendi kendine yetemediği anlamına geliyor. Bütün Eldoradolar yağmalandı, Çöküş bir kez daha geldiğinde bu kez küresel olacak... Dünya medeniyeti tamamen çözülecek.
İhtiyaç duyulan reform, kapitalizm karşıtı, Amerikan karşıtı bir reform değil; derin çevreci bir reform bile değil, yalnızca kısa vadeli düşünme biçiminden uzun vadeli düşünme biçimine geçmek gerekiyor.
Cambridge Üniversitesinden Martin Rees, Our Final Century adlı kitabında şu sonuca varıyor: "Bugünkü medeniyetimizin bu yüzyılın sonunu çıkarabilme şansı, bütün ülkeler mevcut teknolojiye dayalı düşük riskli ve sürdürülebilir politikaları benimsemediği sürece yüzde elliden fazla değildir."
Terörizm açlık, hastalık ya da iklim değişikliğiyle karşılaştırıldığında ufak bir tehdittir. O gün ABD'de 3000 kişi öldü, dünyada her gün 25.000 kişi yalnızca kirli sular yüzünden ölüyor. Her yıl 20 milyon çocuk yetersiz beslenme yüzünden zihinsel engelli oluyor. Her yıl büyük bölümü Asya'da, İskoçya kadar büyük bir tarım arazisi toprak kaybı ve kentlerin yayılması yüzünden kaybolup gidiyor.
İkincisi, terörizm nedenleri değil semptomları ele alarak durdurulamaz. Şiddeti adaletsizlik, yoksulluk, eşitsizlik ve başka şiddet olayları besler.
SAYFA 109
Yirminci yüzyılda dünya nüfusu dörde katlanırken, dünya ekonomisi de kırk kat daha büyüdü. Yirminci yüzyılın sonuna gelindiğinde dünyanın en zengin (hepsi de Amerikalı) üç kişisinin toplam servetleri dünyanın en yoksul kırk sekiz ülkesinin toplam servetinden fazlaydı. Birleşmiş Milletler'in 1998'de yaptığı bir hesaplamaya göre titizlikle harcanması halinde 40 milyar dolar, dünya üzerindeki en yoksulların temiz su, temizlik ve diğer temel ihtiyaçlarını karşılamak için yeterliydi.
Nüfus ve kirlenmenin artması, teknolojinin ivmelenmesi, zenginlik ve iktidarın tek elde toplanması; bunların hepsi de Kontrolden Çıkmış Trenlerdir ve çoğu birbiriyle bağlantılıdır. Nüfus artışı yavaşlamaktadır, ama 2050'ye gelindiğinde nüfus 3 milyar daha artmış olacak. Kısa vadede, bu kadar fazla insanı beslemeyi başarabiliriz, ama daha az et üretmemiz (et üretiminde bir kilo yiyecek üretimi için, on kilo yiyecek tüketmek gerekir) ve üretilen yiyeceği dağıtmamız gerekecektir. Yapamayacağımız bir şey varsa o da bugün tükettiğimiz gibi tüketmektir. Ya da bugün kirlettiğimiz gibi kirletmektir.
Yere çakılmış medeniyetlerin karakutularını okuduktan sonra bugünkü davranış biçimimiz başarısız olmuş toplumların açgözlülük ve küstahlığın zirvesine çıktılarında sergiledikleri davranış biçiminin tipik bir örneğidir. İşte bu da dinozor etkenidir: Mevcut çıkarların değişmesine karşı düşmanca bir tutum benimsemek, bütün toplumsal düzeylerde atalet göstermek.
SAYFA 113
Bugün, Paskalya Adası sakinlerinin akılsızca ağaç kesimini ve heykel yapımını hâlâ durdurabilecekleri, son ağaçların tohumlarını farelerin erişemeyeceği yerlere dikmek için toplayabilecekleri aşamadayız. Kaynakları paylaşmamızı, kirliliği temizlememizi, temel sağlık hizmetleri ve doğum kontrol yöntemlerini, doğal sınırlara uygun ekonomik sınırlar belirlememizi sağlayabilecek aletlere ve araçlara sahibiz. Bunları şimdi, refah içinde olduğumuz şu günlerde yapmazsak, işler zorlaştığında hiç yapamayacağız. Kaderimiz ellerimizin arasından kayıp gidecek. Bu yeni yüzyıl çok eskimeden geçmişimizdeki bütün karanlık çağları solda sıfır bırakan bir kaos ve çöküş çağına gireceğiz.
Şimdi, geleceği düzeltmek için son şansımız.
Subscribe to:
Posts (Atom)
