Monday, December 17, 2018

HATASIZ DÜŞÜNME SANATI_R.DOBELLI



  • ·       HAYATTA KALANA BAĞLILIK : Günlük hayatta başarılar başarısızlıklardan daha fazla görünür olduğundan başarı olasılığı daha yüksekmiş gibi görünür. Başarısız olanlar kitap yazmaz.
    ·       YÜZÜCÜ VÜCUDU YANILSAMASI : Yüzücülerin kusursuz vücutlarının sebebi antreman değil, vücut yapıları öyle olduğu için yüzücü oldukları. Mankenler, güzel oldukları için kozmetik reklamlarında görünürler, kozmetik onları güzel yaptığı için değil.
    ·       AŞIRI GÜVEN : Öngörüler ve tahminlerde, doğruluk payını olduğundan fazla olduğunu düşünürüz.
    ·       SOSYAL İSPAT : Başkaları yapıyorsa doğrudur. Örn : Asch çizgi deneyi, kahkaha efekti
    ·       BATIK MALİYET : (concorde etkisi, fransa-ingiltere'nin zarar etmelerine rağmen yatırıma devam etmesi) , o kadar yatırım yaptım ki, şimdi terk etmek olmaz diyip yanlış yoldan dönmemek. Çelişkiden kaçarız, ne kadar çok battıysak o kadar hataya tutunuruz.
    ·       KARŞILIKLILIK : insanlar borçlu olmaya güçlükle katlanabilir. Hippiler çiçek verip sonra bir başkası bağış isterdi, oldukça bereketliydi.
    ·       DOĞRULAMA EĞİLİMİ : yeni bilgileri, mevcut bakış açısı ve inançlarla uyumlu yorumlamadır. Charles Darwin yanında not defteri taşır, teorileriyle çelişen gözlemleri 30' içinde yazmaya kendini zorlardı, çünkü beyin 30' içinde doğrulayamayan kanıtları unutmaya meyillidir. Eğer bir kuram ne kadar muğlaksa, doğrulama eğilimi de o kadar güçlüdür. İnternet nedeniyle, kendi fikirlerimizi destekleyenlerden bilgi aldığımız için, karşı fikirler daha da sınırlanıyor. Diğer örn : Astoloji, ekonomi tahminleri
    ·       OTORİTE ÖNYARGISI : Milgram deneyi, %50 en yüksek doza kadar çıkar
    ·       ZITLIK : aynı anda daha ucuz, çirkin varsa diğer alternatif daha iyi, pahalı, güzel görünür. Mutlak değerlendirmede zorluk yaşarız. Örn: Partiye giderken iki çirkin arkadaşınla beraber git; indirim etiketleri
    ·       HAZIRDA BULUNMA ETKİSİ : mevcut olanı seçeriz. Doktorun gözde tedavisi vardır, her vakada uygularlar. Bir şey sık tekrarlandığında bunu tekrar çağırırız.
    ·       ÖNCE DAHA DA KÖTÜLEŞTİR SONRA DÜZELİR
    ·       HİKAYE ÖNYARGISI : Herşeyi anlamlı hikayeler şekline sokuyoruz. Rasyonel şekilde sıralamak yerine hikaye anlatan reklamlar daha çok işe yarıyor.
    ·       GERİ DÖNÜŞ ÖNYARGISI : Geriye dönüp bakıldığında her şey mantıklı bir gereklilik gibi görünür. Ama aslında içindeyken, bu tür bir bilinç söz konusu değildir. Bu önyargı nedeniyle, kibirli oluruz ve geleceğe ilişkin iyi tahminler yaptığımızı sanırız.
    ·       ŞOFÖR BİLGİSİ : Gerçek bilgi ile şoför bilgisini (inandırıcı, çekici ama içi boş) ayırt etmek zordur. Yeterlilik çizgisi önemlidir, anladığı şeylerin sınırı. Bunun dışındakileri anlamaz, bu alanda şansını denememelidir.
    ·       KONTROL YANILSAMASI : Objektif olarak üzerinde herhangi bir gücümüz olmayan şeyleri kontrol ettiğimize inanma eğilimidir.
    ·       SONUÇ ÖNYARGISI : Kararları o zamanki karar sürecinden değil, sonuçtan yola çıkarak değerlendiririz. Tarihçi hatası.
    ·       SEÇENEK İKİLEMİ : Çok aslında azdır. Fazla seçenek karşısında karar verilmesi güçtür. Mükemmeli aramanın sonu yoktur, iyi olan çözüme razı ol.
    ·       SEVİLME YANILGISI : Sevilmek istediğiniz için mantıksız davranırsınız. Anlaşmayı yaparken, mantıklı davranmak için sempatik satıcıyı yok say veya sevimsiz hayal et.
    ·       SAHİPLİK ETKİSİ : Sahip olduğumuz şeyleri, sahip olmadıklarımızdan daha değerli algılarız. Açık artırmalarda teklifte bulunanlar bu hissi yaşıyor.
    ·       MUCİZE : Mucize yoktur, ender ancak muhtemel olan olaylara şaşırmak anlamsızdır.
    ·       GRUP DÜŞÜNCESİ : Görüş birliği tehlikelidir, oybirliği illüzyonu vardır ve kimse oyunbozan olmak istemez.
    ·       OLASILIK İHMALİ : Risk sıfır değilse, farklı riskler arasında ayrım yapmayız. Beklenen olayın boyutuna göre tepki veriyoruz, olasılığına göre değil. Yapılan bir deneyde elektroşok verilecek olan ve ihtimal dahilinde şok verilecek olanlar arasında fiziksel gerginlik değişmiyor.
    ·       SIFIR RİSK YANILGISI : Ufacık bir riski sıfıra çevirmek için aşırı meblağlar ödemeye hazırız.
    ·       HEDONİK UYUM : Loto kazananlar incelendi ve etkinin ortalama 3 ay sürdüğü, öncesinde ne kadar mutlularsa o seviyeye döndüler. Bu durum kariyerinde terfi alan veya araç/ev satınalanlar için de geçerli. Eski aşıklar da 3 ay içerisinde tekrar gülmeye başlıyorlar.
    ·       ÖNERİ : 1.Uzun süre alışılmayan olumsuzluklardan kaçının, ev iş arası uzun yol, gürültü gibi 2.Maddi şeylerden kısa süreli etki beklentisinde olun 3.uzun süreli olumlu etkiler zamanın nasıl geçtiğine bağlıdır, sevdiğiniz şeyleri yapın.
    ·       ENDERLİK YANILGISI : Enderlik durumu karşısında gerçekçi düşünme kaybını kaybederiz.
    ·       TEMEL ORAN İHLALİ : Genelde istatistiki olasılığı yüksek olan ihtimal, nesnel bakışımızı etkiler. Mozart dinliyorsa birisi, kamyon şoförü değil edebiyat profesörüdür.
    ·       KUMARBAZIN YANILGISI : Turanın ardından yazı gelme zorunluluğu yoktur. Birbirinden bağımsız olaylarda dengeleyici bir güç yoktur.
    ·       ÇIPALAMA : Ne zaman bir tahmin yapsak, bildiğimiz bir yerden referans alırız. Örn: öğretmenlerin önceki notları referans alması; satıcıların ilk fiyat teklifini yapması
    ·       TÜMEVARIM
    ·       KAYIPTAN KAÇINMA : Bir kayıp, aynı miktar kazançtan 2 kat daha fazla duygusal ağırlıktadır. Birini ikna için argüman kazanç değil, kayıptan kaçınma olmalıdır.
    ·       SOSYAL AYLAKLAŞMA : Birlikte halat çeken iki kişi tek başlarınayken çektiklerinin %93'ünü, üç kişiyken %85'ini, sekiz kişiyken %49'u harcarlar. Bireyin performansı doğrudan görülemez olduğunda bu etki ortaya çıkar. Toplantılarda ekip ne kadar büyükse kişisel katılım o kadar az olur.
    ·       SORUMLULUĞUN DAĞILMASI : İnsanlar grubun kararları arkasına sığınırlar. Gruplar bireylere göre daha büyük risklere girma eğilimindedir. "İşler ters giderse nasılsa sorumluluk bende değil."
    ·       ÜSTEL BÜYÜME : Doğrusal artışı sezgisel olarak kavrarız ama üstel ve yüzdesel artış için hassasiyetimiz yok, evrimsel geçmişimiz böyle. Yani trafik kazaları her yıl %7 artıyor yerine her 10 yılda ikiye katlanıyor çok daha etkilidir.
    ·       KAZANANIN LANETİ : Bir malın gerçek değeri belirsiz ise, ne kadar çok taraf olursa, iyimserliğin de ötesi bir teklif ihtimali artar. Açık artırma bu nedenle risklidir. 100$ için 110$ ödeyen çıkabilir.
    ·       TEMEL İLİŞKİLENDİRME HATASI : Evrimsel olarak vaktimizin %90'ı insanları düşünmekle geçtiği için, olaylarda insan etkisini gereğinden fazla önemseriz. Yüzü olmayan hikaye olmaz. Örn: CEO veya antrenör o yüzden çok önemli görünür. Bir romanın otobiyografik olması ona daha fazla değer katar.
    ·       YANLIŞ NEDENSELLİK : İlişki nedensellik değildir. İlgisiz şeyler arasında nedensellik kurulabilir.
    ·       AYLA ETKİSİ : Kompleks kararlarda kolay elde edilir bir bilgi başka özellikleler hakkında sonuçlar çıkarmamıza neden olur. Bir insanın güzel olması, daha kolay kariyer yapması anlamına gelir. Reklam sektöründe de en güzel yüzler kullanılır, konuyla ilgisiz bile olsa. Ayla etkisinin en hissedildiği durum aşık olduğumuzdaki düşünceler.
    ·       ÖNGÖRÜ İLÜZYONU : Berkeley'den bir profesör 10yılda toplam 284 uzmanın 82361 öngörüsünü değerlendirdi, sonuç ileriye dönük öngörüler nadiren rastgele sayılardan daha doğruydu.
    ·       ÇERÇEVELEME : Müziği yapan tondur. Aynı durum karşısında durumun bize sunulma şekline göre farklı tepkiler veririz.
    ·       AŞIRI HAREKET : Hiçbir işe yaramadığı durumda bile harekete geçmek. Hareket durmaktan iyidir diye düşünürüz.
    ·       KENDİNE HİZMET EDEN ÖNYARGI : Başarı sizden, başarısızlık başka nedenlerden kaynaklanır.
    ·       İLİŞKİLENDİRME YANILGISI : İlgisiz şeyler arasında ilişki kurarız. Örn: Elçiyi vurma sendromundaki gibi kötü haberler getirenleri sevmeyiz.
    ·       BİLİŞSEL ÇELİŞKİ
    ·       HİPERBOLİK İNDİRGEME : Bugünkü 1000TL, yarınki 1100 TL'den iyidir. Zamana bağlı olarak istikrarsız kararlar veririz.

No comments:

Post a Comment